bu arada rüyamda gaudi'yi gördüm. rüyada gaudi görmek uzaklardan bir arkadaşınızın gelmesine işaret ediyormuş. kahve içiyormuşsunuz beraber. ama jüriden sonraymış. evet, gerçekten.
3 Ocak 2010 Pazar
kahve bahane, kadıköy'de bir kafedir
merhaba, hazal'a blogumu geri veriyorum. yeşil çay içerken okusun.
14 Aralık 2009 Pazartesi
mukavemetim şey oldu
beşbinseküzyizaltmeşbış tane sigara içtim
hapşırıyorum
tekrar hapşırıyorum
hayli üşüyorum
bu denli soğuk olacaksa kar yağsın çünkü böyle boş soğuklarla hiçbir tengri beni kandıramaz
hapşırıcam
hapşırdım
mikimauslu marshmellow yedim
after eight yedim
hepsi ama hepsi soğuktan
mutsuzgibimsi
statik ömrümü yerken
sunum teknikleri bana acıyor
proje ise neşeyle izliyordu
kınadım
bişey dicektim unuttum hissiyle nereye kadar
çözümü kahvaltı edip uyumakta buluyorum
ingiltere duy beni
12 Aralık 2009 Cumartesi
coni keş
Walk the line dinlerken o kadar mutlu oldum ki pilates topundan düştüm ve uzun bir süre için bunun yaşadığım en ilginç deneyim olarak kayıtlara geçmesini istiyorum.
7 Aralık 2009 Pazartesi
what's a girl to do?
hayatımın en kötü kışını geçiriyorum
mutsuzum
sorumsuzum
hastayım
and your kisses at night are replaced with tears
çok eski bir defter buldum blog yerine oraya yazıyorum
çünkü sadece sorunlarımdan bahsediyorum
ingiltere'deki katılımcılar görünce üzülmesin diye
eski sevgilim okumasın diye
aşık olamıyorum diye
lucky strike bulunca camel'ı bıraktım
ne giyeceğimi bulamadım babamın gömleğini giydim
saçım uzadı
istemiyorum
the thrill is gone
tanıdığımı sandığım insanları tanıdığımı sandığım için kendimi aptal sanmaya başladım
it's all blackened out
and my bat lightning heart
wants to fly away
picante kibritim
kitchenette kibritim
kb çakmağım
pi çakmağım
zippom
bir çok bic ve cricker çakmağım var
ben en çok picante kibritlerinden turuncu olanı seviyorum
msn discovery yükledim ve artık facebook chati msnden açabiliyorum
o da güzel
mutsuzum
çok fazla mutsuzum
çok fazla sigara
çok fazla alkol
çok fazla...
telefonum çok fazla çalıyor
ama aslında hiç çalmıyor
nasılsın diye sorarsa
sormaz
kötüyüm
sigaramı birkaç saniyeliğine küllükte bırakıyorum
ıslakmış
söndü
sordu
komik değil de nedir artık
şu anda sordu
telefon çaldı
"nasılsın?"
then i ask you know
what's a girl to do?
1 Aralık 2009 Salı
sonuç
Önceki iki yazımda anlattığım saçmalıkların sonucunu paylaşmadan edemeyeceğim. Çizimim bitmedi ve 2 saat boyunca yatakta döndüm. Asla uyuyamadım.
Acı son.
Sevgiler,
Cansu
03.55
Saat 2.30 civarı uyumaya karar verdim, 3.00 civarı ise uyumak için hazırdım. Daha sonra sabah kalkamayacağıma inandığım için bilgisayardaki AbAlarm isimli programı açtım ve saati 06.30'a kurdum. Meğer alarm kurduğumda kenardan minik bir pencere çıkıyormuş ve o pencerede, kafasında uyanmama kaç dakika kaldığını gösteren bir sayaç ile şirin bir köpek horul horul uyuyormuş. Bunu fark ettiğimde köpek çok tatlı olduğu için uyumayı unutup onu sevmeye daldım ve şu anda uyanmama 2 saat 35 dakika kaldı. Kendime çok kızgınım.
30 Kasım 2009 Pazartesi
önce bi blog yazıym da..
Her defasında büyük bir hevesle gidip kendime kocaman bir fincan çay alıyorum mutfaktan ve her defasında birkaç yudum aldıktan sonra onu içmeyi unutuyorum. Görüp de hatırladığımda çoktan soğumuş oluyor. Kendime dair sevmediğim şeylerden biri bu. "Sevgili çay, sen peşinden koşarken daha güzeldin bebeğim, kavuşunca bir anlamı kalmadı" gibi bir durum.
Bir de şeyi sevmiyorum, örneğin 1 hafta zamanım oluyor ve yapmam gereken bir takım işler oluyor. O 1 haftanın her günü ben o işi yapmaya niyetleniyorum, ama "önce bi film izleyeyim", "önce bi çay içeyim" (o çaylar hep soğuyor tatlım, evet), "önce bi ortalığı düzenleyeyim" gibi gereksiz şeylere kaptırıp saatin artık çalışmaya başlamak için salakça geç olduğunu görünce vazgeçiyorum. Sonra her şey son geceye kalıyor ve ben yine de aynı ertelemeleri yapıyorum. İşte bundan da nefret ediyorum. Ama yine de hep yapıyorum. Şu anda bile yapıyorum. Bunu yazana kadar da fark etmemiştim. Üstelik, hiçbir şey yapmadığım halde yapacağıma inandığım için "aman aman işim var" düşüncesiyle gezmiyorum, dışarı bile çıkmıyorum. Öyle bir aptallık benimki işte.
Ayrıca!!
Haftanın tespiti:Standart mimarlık öğrencisi sabahlamaları bayramda aile yanında yaşanırsa;1) Standart mimarlık öğrencisi sabahlamalarının,2) Standart bir bayram vaktinin,3) Standart bir aile yanı tatilinin 83.65592 katı fazla kilo aldırır.True story.
Şimdi bunları neden anlattım? Çünkü ben yaptım siz yapmayın. Evet. Bayram kötüdür. Öptüm bay.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)