7 Ocak 2010 Perşembe

shuffle?

Aşırı dozda Jason Mraz dinleyerek hayata bağlanıyorum. Oysa ki hüzünlü biraz. Bugün bunu konuştuk; kendilerine neşeli süsü veren hüzünlü şarkılar. Barış Manço şarkıları gibi. Cure- boys don't cry gibi. Biraz yalancılık gibi -neden seviyorsak? Müzikle olan bağım son derece ilginç. Dün izlediğim filmin sonunda çalan şarkı yüzünden, o ana kadar orta derecede bir ilgi duyduğum filme aşık oldum mesela. Pleasantville izlediğimde de öyle olmuştu. Şarkıların ya da basit bir melodinin her daim duygularımı yönetebilmesinden biraz tedirginim. Çok mutluyum şu anda, bir sonraki ruh halime ise shuffle tengrileri karar verecek.

Günün enteresanlığı ise sabah saatleri itibariyle sürekli lise dönemimin popüler şarkılarını duymaya başlamam. Kahvaltı ettiğim yerde ve ardından üniversitenin ilk yılı boyunca sürekli vaktimi geçirdiğim ve bugün uzun bir aradan sonra tekrar gittiğim barda. Bar deyince kendimi çok bayat ve biraz da 90lar hissettim ama olsun.

Shuffle tengrileri bana Scorpions - Hey you gönderdi. Seviyorum. Shuffle tengrilerini ve şarkıyı ve şarkının hatırlattığı kişiyi.


Ayrıca! Günün ilk sigarası olmasa sigarayı çok rahat bir şekilde bırakabilirdim. Gerçekten.

3 Ocak 2010 Pazar

kahve bahane, kadıköy'de bir kafedir

merhaba, hazal'a blogumu geri veriyorum. yeşil çay içerken okusun.
bu arada rüyamda gaudi'yi gördüm. rüyada gaudi görmek uzaklardan bir arkadaşınızın gelmesine işaret ediyormuş. kahve içiyormuşsunuz beraber. ama jüriden sonraymış. evet, gerçekten.

14 Aralık 2009 Pazartesi

mukavemetim şey oldu

beşbinseküzyizaltmeşbış tane sigara içtim
hapşırıyorum
tekrar hapşırıyorum
hayli üşüyorum
bu denli soğuk olacaksa kar yağsın çünkü böyle boş soğuklarla hiçbir tengri beni kandıramaz
hapşırıcam
hapşırdım
mikimauslu marshmellow yedim
after eight yedim
hepsi ama hepsi soğuktan
mutsuzgibimsi
statik ömrümü yerken
sunum teknikleri bana acıyor
proje ise neşeyle izliyordu
kınadım
bişey dicektim unuttum hissiyle nereye kadar
çözümü kahvaltı edip uyumakta buluyorum
ingiltere duy beni

12 Aralık 2009 Cumartesi

coni keş

Walk the line dinlerken o kadar mutlu oldum ki pilates topundan düştüm ve uzun bir süre için bunun yaşadığım en ilginç deneyim olarak kayıtlara geçmesini istiyorum.

7 Aralık 2009 Pazartesi

what's a girl to do?

hayatımın en kötü kışını geçiriyorum
mutsuzum
sorumsuzum
hastayım
and your kisses at night are replaced with tears
çok eski bir defter buldum blog yerine oraya yazıyorum
çünkü sadece sorunlarımdan bahsediyorum
ingiltere'deki katılımcılar görünce üzülmesin diye
eski sevgilim okumasın diye
aşık olamıyorum diye
lucky strike bulunca camel'ı bıraktım
ne giyeceğimi bulamadım babamın gömleğini giydim
saçım uzadı
istemiyorum
the thrill is gone
tanıdığımı sandığım insanları tanıdığımı sandığım için kendimi aptal sanmaya başladım
it's all blackened out
and my bat lightning heart
wants to fly away
picante kibritim
kitchenette kibritim
kb çakmağım
pi çakmağım
zippom
bir çok bic ve cricker çakmağım var
ben en çok picante kibritlerinden turuncu olanı seviyorum
msn discovery yükledim ve artık facebook chati msnden açabiliyorum
o da güzel
mutsuzum
çok fazla mutsuzum
çok fazla sigara
çok fazla alkol
çok fazla...
telefonum çok fazla çalıyor
ama aslında hiç çalmıyor
nasılsın diye sorarsa
sormaz
kötüyüm
sigaramı birkaç saniyeliğine küllükte bırakıyorum
ıslakmış
söndü
sordu
komik değil de nedir artık
şu anda sordu
telefon çaldı
"nasılsın?"
then i ask you know
what's a girl to do?

1 Aralık 2009 Salı

sonuç

Önceki iki yazımda anlattığım saçmalıkların sonucunu paylaşmadan edemeyeceğim. Çizimim bitmedi ve 2 saat boyunca yatakta döndüm. Asla uyuyamadım.

Acı son.

Sevgiler,
Cansu

03.55

Saat 2.30 civarı uyumaya karar verdim, 3.00 civarı ise uyumak için hazırdım. Daha sonra sabah kalkamayacağıma inandığım için bilgisayardaki AbAlarm isimli programı açtım ve saati 06.30'a kurdum. Meğer alarm kurduğumda kenardan minik bir pencere çıkıyormuş ve o pencerede, kafasında uyanmama kaç dakika kaldığını gösteren bir sayaç ile şirin bir köpek horul horul uyuyormuş. Bunu fark ettiğimde köpek çok tatlı olduğu için uyumayı unutup onu sevmeye daldım ve şu anda uyanmama 2 saat 35 dakika kaldı. Kendime çok kızgınım.
Web Analytics Real Time Web Analytics