One day you fall for this boy. And he touches you with his fingers. And he burns holes in your skin with his mouth. And it hurts when you look at him. And it hurts when you don’t. And it feels like someone’s cut you open with a jagged piece of glass.
16 Ocak 2010 Cumartesi
alıntı yapasım tuttu
15 Ocak 2010 Cuma
uyusana.
yatmadan önce en az 5 defa "son bir sigara içeyim de yatayım" diyorum, ve her defasında da o son sigarayı içiyorum. evet, her gece. acıklı. şu anda buna ilk kez üzülüyor değilim tabi. her gece başka bir mantıksız sebebim var bu aktivite için. bu geceki sebebim şu şarkıdır: http://fizy.com/s/16p3bi
öyle sürekli "but where do you go to my lovely?" derse bu adamcağız, ben gidemem ki hiç.
13 Ocak 2010 Çarşamba
dediklerinizden kaleidoscope yapsam..
üniversitede olmama rağmen o ortaokullu kız peşimi bırakmıyor.
scorpions - hey you başka diyince o pink floydun diyenlere aşırı kıl olurum ben.
yanımda yeşil çayım üstümde görünce pek ingiliz karşılayacağın polarım ki yanlız kalmak istediğimde giymeyi pek severim neyse blog yazmak için açmıştım halbuki bloggerı.
yazını görünce sevindim de gökkuşağı nerde.
şunu okuduğumda aklıma gelen tek şey türkiyeye geldiğimde sende kalmak istediğim
neden sorma.
neden sorma.
paralel evrende aynı hisleri yaşayan insanlar, birbirleri için işaret olabilirler.
merhaba ben hazal erasmus öğrencisiyim ve bu hafta teslim etmem gereken 7 ödevim var. sevgiler saygılar.
çok geç oldu ama. çoktan yaptım. yarın iki vizem var, senin blogunu okuyorum. yetmez gibi bir de yorum yapıyorum. rezillik.
same story offff! yumurta-kapı ilişkisini maksimum düzeyde yakın tutmak.
itiraf ediyorum bloglardaki şiirleri okumuyorum. evet adıma ters düşüyorum ama okumuyorum. bunu görünce de bi tüh der gibi olurken bir baktım ki sonuna kadar gelmişim. veriverinays.
okudum, okuyorum, bir bunu değil hepsini okuyorum, böylece msn konuşman monologdan ötye geçip dialog halini alıyor, uykuna çare bulmaz belki ama mutlu edebilir belki bunlar insanı.
ha bir de, ben de ders çalışamıyorm hafta sonları. adı üstünde hafta sonu, tatil matil filan değl mi? hımmm, evet. bu bir özür müdür? bilmiyorum, sanmıyorum. geçen bölüm başkanı kızın birine "dersleri ekmeyi de öğren." dedi. ben de herhalde doğrusunu yapıyorum dedim. literatürde yoksa da ağızda olan bir kavram: öğrenci psikolojisi.ve saat 4:39'da günün doğumunu izleyebilir insan, ki bu da melankolik olduğu kadar hoştur.
iyi uykular, uyuyanlara!
ha bir de, ben de ders çalışamıyorm hafta sonları. adı üstünde hafta sonu, tatil matil filan değl mi? hımmm, evet. bu bir özür müdür? bilmiyorum, sanmıyorum. geçen bölüm başkanı kızın birine "dersleri ekmeyi de öğren." dedi. ben de herhalde doğrusunu yapıyorum dedim. literatürde yoksa da ağızda olan bir kavram: öğrenci psikolojisi.ve saat 4:39'da günün doğumunu izleyebilir insan, ki bu da melankolik olduğu kadar hoştur.
iyi uykular, uyuyanlara!
hazala allah belsını veriyormuş diye duydum.
sevinirim!
o zaman uyuduğun için yorumuma yorum da yapamazsın ne üzücü halbuki ne kadar eğlendim bu yazıda ben uzun ara sonra ne güzel yazmış dedim derdimiz yaramız acılarımız farklı olabilir gözyaşlarımızın tadı aynı tadına şiirsel bile düşündüm. yaptım bunu. iyi geceler.
ay lav yu.
üzülmeeee. bence bulursun çok daha yaratıcı şeyler. bunu bulabildinse, ki adamlar kaç yıllık mimardır, yetenek ve yaratıcılık olarak bir adım öndesin demek ki. onca tecrübeye ve eğitime ancak yapabilmişler.
ortaçağda önünden geçerken selam veren heykeller varmış. kraliyet yolunda olduğundan o dönemin teknolojisi sonuna dek kullanılmış. her bastığın taş mekanizmayı çalıştırıyormuş kola bağlı olan. ordan öğrenme psikolojisinde devrim yapılmış ilham yoluyla, biliyor musun :) mimarlar ve mühendisler dünyaya ilham oluyorlar öyle ya da böyle. bence sen de bundan çok daha başarılı bir şey bulabilirsin, ben de ona bakıp ortaya kuram muram atarım hatta, lucy pisi kuramı derim:)
ortaçağda önünden geçerken selam veren heykeller varmış. kraliyet yolunda olduğundan o dönemin teknolojisi sonuna dek kullanılmış. her bastığın taş mekanizmayı çalıştırıyormuş kola bağlı olan. ordan öğrenme psikolojisinde devrim yapılmış ilham yoluyla, biliyor musun :) mimarlar ve mühendisler dünyaya ilham oluyorlar öyle ya da böyle. bence sen de bundan çok daha başarılı bir şey bulabilirsin, ben de ona bakıp ortaya kuram muram atarım hatta, lucy pisi kuramı derim:)
;)
strawberry fields forever gibi foto
lucy in the sky with diamonds yazısı geri mi gelse ne
aklıma cem yılmazın "çok güldük başımıza bir şey gelecek" kalıbını tiye alışı geldi, sen de yap. mucumucu.
"Beni telefonda bile terk etsen daha iyiydi Bayram." eheuhe eğlendim okurken, eline sağlık.
oohhhşşş evet! gerçi o şarkıyı da çalsaydı starbux çok fena olmaz mıydım zaten peşimde lostadam var. seviyorum seni, mucu.
önden briefingini aldığım yazını pek beğendim. bir de asıl ben özleyeceğim istanbulu deli deli.
paulo coelho nimettir.
"yüzünü dökme küçük kız" Ortaçgil
ödevini sevsinler!
34 FJP plakalı lacivert bir şahin olduğunu tahmin ettiğim araç. Über apachi... Apachilere üzülüyorum bu tabirden dolayı. Halbusi çok gururlu ve savaşgandırlar. Ayrıca sanırsam bir minibüste de var o korna.
Bayıldımm!
ingilterede ders seçme derdim olmayacak da adamlar yurt vermiyor bana. şu an otomatik pilota bağlamak çok uzaklarda.
ben buna uyurum ^_^
bonobo seven tek insan ben değilmişim meğerse (:
sigaranın totosu kopmamış en azından. ofofofof, ne gündü.
tamam ama kitap lazım önce!
hemen listeye aldım sevgili arutan. senle de kritik yaparız bir ara, okuduktan sonra.
bi sürü kitapçıya gittim dün bulamadım biliyor musun?! yardımın lazım bu konuda
bu kitap çok fena, biliyor musun?-tabii ki biliyorsun.
inanır mısın geçen ben de bunu düşündüm. hiç bu kadar sene yaşamışım gibi gelmiyor. 40ımızda 50mizde ne olacak allah bilir.
Hayırlı olsun o zaman! :)
12 Ocak 2010 Salı
konsantre formül, 200 kere uygulanabilir
uykum gelsin ama aynı anda hiç gelmemiş gibi olsun da çıldırayım tamam mı?
tamam.
şey gibi böyle...
ı ıh muadili yokmuş.
ama sürekli kafamın içinde lover i don't have to love ya da all the single ladies çalması kadar salakça.
çok anlamsız.
ama lady and the tramp güzel.
arkadaşımın köpeği bambam ile tanışmak bu aralar en büyük hayalim.
perşembe günü tanışacağım.
beklentilerimi sıfırlamayı başardığım anda çok mutlu bir insana dönüşüp...
cümlenin sonu yok ki yine kandırdım.
11 Ocak 2010 Pazartesi
7 Ocak 2010 Perşembe
shuffle?
Aşırı dozda Jason Mraz dinleyerek hayata bağlanıyorum. Oysa ki hüzünlü biraz. Bugün bunu konuştuk; kendilerine neşeli süsü veren hüzünlü şarkılar. Barış Manço şarkıları gibi. Cure- boys don't cry gibi. Biraz yalancılık gibi -neden seviyorsak? Müzikle olan bağım son derece ilginç. Dün izlediğim filmin sonunda çalan şarkı yüzünden, o ana kadar orta derecede bir ilgi duyduğum filme aşık oldum mesela. Pleasantville izlediğimde de öyle olmuştu. Şarkıların ya da basit bir melodinin her daim duygularımı yönetebilmesinden biraz tedirginim. Çok mutluyum şu anda, bir sonraki ruh halime ise shuffle tengrileri karar verecek.
Günün enteresanlığı ise sabah saatleri itibariyle sürekli lise dönemimin popüler şarkılarını duymaya başlamam. Kahvaltı ettiğim yerde ve ardından üniversitenin ilk yılı boyunca sürekli vaktimi geçirdiğim ve bugün uzun bir aradan sonra tekrar gittiğim barda. Bar deyince kendimi çok bayat ve biraz da 90lar hissettim ama olsun.
Shuffle tengrileri bana Scorpions - Hey you gönderdi. Seviyorum. Shuffle tengrilerini ve şarkıyı ve şarkının hatırlattığı kişiyi.
Ayrıca! Günün ilk sigarası olmasa sigarayı çok rahat bir şekilde bırakabilirdim. Gerçekten.
3 Ocak 2010 Pazar
kahve bahane, kadıköy'de bir kafedir
merhaba, hazal'a blogumu geri veriyorum. yeşil çay içerken okusun.
bu arada rüyamda gaudi'yi gördüm. rüyada gaudi görmek uzaklardan bir arkadaşınızın gelmesine işaret ediyormuş. kahve içiyormuşsunuz beraber. ama jüriden sonraymış. evet, gerçekten.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)