17 Nisan 2011 Pazar

nevroz, bölüm 7

dönem dönem öyle şeyler yapıyorum ki, seri halde, ardından uzun süre o yaptıklarım bana dönmüyor. yine yırttım mı acaba diyorum, yaptım yaptım başıma bişey gelmedi ben de o çılgın şanslı iğrenç insanlardan mı oldum allah cezamı versin diyorum çünkü içim rahat etmiyor. ama gün geliyor o yaptıklarım bana apansız dönüp beni evire çevire eşşşşşek sudan gelinceye kadar dövüyorlar adeta. sonra -tıpkı şu andaki gibi- başımdan aşağı durmaksızın akan kaynar sularla oturuyorum. en kötüsü de kendini bu hale düşürdüğünü hissederek hatta bilerek devam etmek, sonucunda da gayet adil olduğunu bildiğin için başına yağan kaynar sularla kardeş kardeş oturup kalmak.
ben hiçbir zaman hiçbir şeyi telafi edemem, ilk anda edebileceğime canı gönülden inansam da genelde beceremem. becerir gibi olsam da hiçbir zaman karşımdakinin samimiyetime inanmaya başladığına tam olarak inanamam, korkarım. hareketlerimin sonuçlarıyla yaşıyorum, en azından bunun farkındayım gibi bir iç huzuru yaratmaya çalışsam da, öyle bi dünya elbette ki yok. yapma işte, otur rutin rutin huzur huzur kal. ne gerek var kaynar suya bişeye. bazı insanları hayal kırıklığına uğrattığımı gözlerimle görebiliyorum ya bazen, nasıl da kötü bir şey o. iğrençliklerle doldurduğum son 1 ayımda hayal kırıklığına uğratmadığım en fazla 2-3 kişi kalmıştır herhalde. değiştirilir mi? inanayım mı? açıklamaya çalışsam da olamıyor. az önce gelen bir mesaja açıklayarak cevap vermeye çalıştım ama yapamadım. olmadı. benim içimde yaşadığım saçma sapan şeyleri gidip de alakasız yerlere yansıttığımı nasıl açıklayayım? hayattan bezdim, tek hayal ettiğim şeyden de vazgeçtim ve bocalıyorum -bunu mu diyeyim? yazınca nasıl da ucuz bir bahane olmadı mı? banane demez mi insan? der bence. tek yapabildiğim özür dilemek, telafi edeceğim demek oluyor. telafi edeceğime tam olarak inanamazken, bunun sözünü vermek zorundayım işte. ve de ardından gerçekten bunu yapmak zorundayım. artık gerçekten şu arada kalmışlığımı bırakıp iki uçtan birini seçmek zorundayım. hangisi gerçek cansu, önce onu bilmek şarttı ama... hiç sevmediğim ve kağıda yazarken aynı hizaya bile koymayı başaramadığım 3 noktadan başka bir şey gelemedi son cümlemin sonuna.
son 2 günümü hayatımın en güzel 2 günü yapan kişilere teşekkür mü etmeliyim, 2 güne nokta koyan hareketiyle bana sertçe tokat atan insana mı teşekkür etmeliyim, yoksa teşekkürü bir kenara mı bırakmalıyım bilemedim.
bugünkü yazımızın sonuna geldik, kusuruma bakmayın, eski neşemden vazgeçtim, sadece burada gerçekti o zaten, artık gerçek hayata nakledip orada bırakmalıyım, ne diyeyim, esen kalın bari.

2 yorum:

Moriçe! dedi ki...

şahsımın konuyla alakası % ile ifade edilirsenedir?

Cansu dedi ki...

%0'a yakın zira çok seninle ilgisiz konular ama seni de hayal kırıklığına uğratmışlığım var ise o yüzdeyi belirlemek kısmı sana kalıyor :)

Web Analytics Real Time Web Analytics