Hayat bana güzel.
10 Mart 2010 Çarşamba
bak şimdi
29. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin programının açıklanması beni gafil avladı, kendimden ummadığım bir mutluluk hoplamasına zıplayıp gittim. Hevesim kursağımda kalmasın. Kalmaz da zaten herhalde. Tam da 1 haftalık tatilime denk geliyor. Böyle beklenmedik anlarda, beklediğimi unuttuğum bir şey geliyor ya aniden - nasıl bir mutluluktur bu!
bir şehir planlama dersi güncesi
En depresif dersimin şehir planlama olduğuna karar verdim. Bilinçaltımda bağlı olduğu yerlerin bir miktar can acıtıcı olmasını geçtim hadi ama, sınıf çılgıncasına kalabalık. Kimse konuşmasa bile kaynağı belirsiz bir homurtu ve kağıt hışırtısı curcunası mevcut. Öte yandan, havalandırmadan yaşanılır gibi değil ama pencere ya da kapı açılmıyor. Zira Kayışdağı buz gibi. Al yine bilinçaltım alarm verdi. E öleyim ben ama o zaman?!
Cul de sac!
Bir ders böyle geçti işte:
*Ankara'da yaya olmak diye bir sunum izledim. Çok duygusal.
*Bir gün, ders aralarında spor gazetesi (i.e. Fotomaç, Fanatik) okuyan kız olursam tüm dünya beni dışlasın. İzole olayım.
*Önümde oturan çocuk, google earth'ten görünüyordur bence. Evladım olsa aç bırakırım, yazık çünkü.
*Lütfen kimse böyle havasız sınıflarda salmasın. Lütfen bu son olsun. Bu şekilde ölmeyi kimse hak etmiyor.
*Bir aralar yol ortalarına laleler ekmişlerdi, sonra İstanbul rengarenk olmuştu. Ne oldu o lalelere?
*Glasgow ne güzel, ne duyarlı bir yermiş. Çok güzel otoparkları var.
*Power point hataları, her günümün güzide eğlenceleri olabilir. Yine de ben hiç yapmayayım istiyorum. Slayt geçiş süresini hep doğru seçeyim.
*Melih Gökçek, her yerden karşıma çık. Tamam mı?
*50-60 metrede bir yaya geçidi... ŞANZELİZE.
*Kızılay'da 19 yaya geçidi varmış mesela.
*Bu derste izlediğim sunumun AkıllıTv'de yayınlanıyormuş gibi bir havası oluşu beni az biraz sarstı.
*Binalar burdan bakınca nokta gibi, karınca gibi diiğmi Osman?
*Çok yakışıklı bir çocuğun adı böyle Süleyman çıktı ya, bitti gözümde artık. Öyle karizmatik sigara yakıyormuş, aman ne hoş yürüyormuş bilmem ne yok. Gitti bitti. Süleyman diye arkadaşı var babamın. Öyle bir isim o. Karizmatik çocuk adı değil.
*Bir de bir adam var, demiş ki şehri öyle bir planlayayım ki İtalya'dan Rusya'ya kadar gitsin. Düşün ki bir uzun cadde (böyle, İtalya'dan Rusya'ya kadar ama) ve kenarında evler. Ne ruh hastası adam. Erges Ruzyaya gidmek izdiyor.
bi milyon
böyle bi milyoncular açılmıştı ya bi ara- ki datça'da hala var mesela. ama o dükkanlardaki çok az şey 1 lira. çok tuhaf bence. bi milyoncu ya, her şey 1 lira olmalı bence. bi de lisedeyken bi arkadaşım vardı, herkese yılbaşı ve doğum günü hediyelerini o bi milyoncudan alırdı. ama ben bu sırrı bildiğim için bana hep güzel şeyler alırdı, bi milyoncu olmayan dükkanlardan. beni hep üzüyor böyle şeyler bak. ben de bi ara herkese yılbaşında çorap alıyordum gerçi. ama güzel çoraplardı hep. çok sevdiğim insanlara gayet güzel çoraplar alırdım, hep de yılbaşı temalı.
bu arada bunalımdayım isimli hareketimin çatısı altında mart ayının başında doğan kimsenin doğum gününü kutlamadım. çok yakın bir arkadaşımınkini kutladım sadece. çok öküzüm.
ayrıca bi de dia diye bi yer var ya, o da bi milyoncu tadında bi yer gibi geliyor bana hep. a101 var bi de gerçi, o daha karizmatik gibi.
öte yandan kadıköy'deki bimilyoonbimilyooooon diye bağıran çiçekçiler başımın tacı, gönlümün sultanı.
sonuç: mart kapıdan baktırmasa da çilek mevsimi gelse ya artık. bi milyoncu çilekçiler türese filan, ne güzel olurdu. strawberry fields forever insanı olsam yine. nisanda alamanyalardan arkadaşım gelecek, tek hevesim de o şu anda. oturdum bekliyorum adeta. çilek gibi bi insan kendisi. içimde strawberry fields ekip biçiyor sağolsun.
8 Mart 2010 Pazartesi
haydi dürüst olayım.
okulu dondurdum gibi bir şey. bir hayli hastayım. acım tarifsiz. ağrım geçsin diye yapmadığım saçmalık ve içmediğim şey kalmadı. günlerdir uyumuyorum. uyumaya karar verdim. zira arkadaşlarım bana cansu yerine ruhi demeye başladı. oysa ki adım cansu. tamam bugüne kadar bana türlü çeşit tuhaf şekillerde seslenildiği olmuştu ama ruhi nedir artık?
sonuç: ortadan kaybolduğum için özür dilerim. söz, iyileştiğim an evden çıkacağım.
uyudum. sevgiler.
evet. seviyorum.
bunlar hep
şuur
0
diamonds
mntr
nası bi kafası var bilmiyorum da baya da güzel bi kafası var işte.
ne dedim acaba
. one day goodbye will be farewell çalıyo. bi keresinde farewelli yanlış yazıp çok utanmıştım. kimeydi acaba. çünkü iyi böyle. ne tuhaf hayatla
r hep.
midem bulanıyo. try çalıyo. dün yellow söz konusu oldu sonra hemen birisi post etmiş böyle. çok ilginçti.
kristen stewart çok çirkinsin. çocuğun arkasına öksürdü böyle.
oscarı sunuyosun ya hayret bişey.
kimeydi acaba ile çünkü iyi böyle cümleleri arasındaki 54839023 tane cümleyi
sildim.
baya
tuhaf
oldu
galiba.
şu anda algılayamıyorum pek.
e l l e r i m ü ş ü y o.
bence şu anda
burada değilim
oradayım
olabilir-d?-im
wild world çalıyo
boğazım acıdı
qwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwww
bence maviyim
son harfi tuttum
7 Mart 2010 Pazar
ince hastalık, evet
*blog adresimi değiştirdim fark ettiniz mi? altında başka bir şey (espri gibi bir şey) var esasen ama sonra açıklayabilirim. veya açıklamayabilirim. hayat bu. belli olmaz.
*bu ara çok fazla "bişey yazdım sildim". pardon.
*hava niye soğudu tekrar, şakacı mıymış?
* http://fizy.com/s/12okn4
*annem dedi ki "verem olucaksın"
sinirlerim bozuldu.
"been there, done that" diyecektim de "üf" dedim sadece.
1 Mart 2010 Pazartesi
cashback
ama günün sonunda,
sevdiğin insana sarılamıyorsan
bir şeye inanmayı durmaksızın ertelediysen - ta ki en yanlış noktaya gelene dek
o zaman
tam o anda
hiçkimsesin.
etrafındaki hiç yığınına hiç bakışlarını dikmiş bir hiçkimsesin.
hiçkimseyim.
ve hiçkimse; üşümeyi, ertesi günü, uykusuzluğu, açlığı, nikotinsizliği, pis saçlarını, üstündeki saçma sapan kıyafetleri, duyduklarını, çantasında neler olduğunu, yeni aldığı kitapları, tek kartı dolabın altına kaçan iskambil destesini, etrafında olan biteni, neyi nereye yazdığını, kaç satır atladığını, kaç virgül kullandığını, yılı, ayı, günü veya saati umursamıyor.
hiçkimse
hiçbir şey
bilmiyor
dur demiştim
durdum
izliyorum
çünkü
hiçkimsenin
yapabileceği
başka hiçbir şey
yok
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)