sevdiğin insana sarılamıyorsan
bir şeye inanmayı durmaksızın ertelediysen - ta ki en yanlış noktaya gelene dek
o zaman
tam o anda
hiçkimsesin.
etrafındaki hiç yığınına hiç bakışlarını dikmiş bir hiçkimsesin.
hiçkimseyim.
ve hiçkimse; üşümeyi, ertesi günü, uykusuzluğu, açlığı, nikotinsizliği, pis saçlarını, üstündeki saçma sapan kıyafetleri, duyduklarını, çantasında neler olduğunu, yeni aldığı kitapları, tek kartı dolabın altına kaçan iskambil destesini, etrafında olan biteni, neyi nereye yazdığını, kaç satır atladığını, kaç virgül kullandığını, yılı, ayı, günü veya saati umursamıyor.
hiçkimse
hiçbir şey
bilmiyor
dur demiştim
durdum
izliyorum
çünkü
hiçkimsenin
yapabileceği
başka hiçbir şey
yok