27 Ağustos 2009 Perşembe

İklimler

Helikopter Yayınları tekrardan canlandırmış bu kitabı. Ayça'nın tavsiyesiyle tatile çıkmadan önce aldım. Kitabevine sorduğumda hummalı bir araştırmaya girdi görevli yine de. Zar zor bulup getirdi bana. Kimsenin haberi yok bu kitaptan sanırım. Oysa öylesine gerçek bir tadı var ki... Güzel, çok fazla güzel. Kitapta çok fazla karakterle içli dışlı olmuyor okuyucu, hepi topu 3 tanesiyle. Ama bu üç karakterden bir tanesi mutlaka okuyucuyla kesişiyor. İstisnasız. Kitap daha bitmeden "Ben Odile'im!" diyorsunuz ya da Philippe ya da Isabelle'siniz. Okuyanlardan duyduğum hep kendilerini Odile'de buldukları ama ben Philippe'de buldum kendimi. Ve dışardan bakmak çok farklı oldu benim için. Mutlaka okunması gereken bir kitap, zira kendi hikayenizi fark etmenin en hoş ve basit yolu İklimler'den geçiyor. Diyebileceğim daha fazla bir şey yok aslında, kitabın arkasındaki yazıyı olduğu gibi aktarmak istiyorum sadece:

Sahaflarda buldum bu romanın eski bir baskısını.
Varlık Yayınları'ndan çıkmıştı. 1967 yılında, Tahsin Yücel çevirisiyle.

Sayfalarını karıştırırken bir ithafla karşılaştım, şöyle diyordu: "Sevgilim, bu kitabı ilk defa on beş, bilemedin on altı yaşımda okudum. O kadar bayıldım ki, bir süre Odile oldum. Sonra kitap bir biçimde yok oldu. Unutmuşum. Geçen gün sahafta görünce bir heyecan, bir heyecan... Değişmemiş... Bence hâlâ en güzel aşk hikayelerinden biri... Sana aldım."

Okuduğumda, ithafı yazana hak verdim. Hakikaten okudum en güzel aşk hikâyelerindne biriydi. "Her an yeni bir hayat serilir önümüze", "birdenbire gidişim sizi şaşırtmış olmalı" diyor ve "kaderlerimizle arzularımız hemen hiç bir zaman bağdaşmıyordu" diye bitiyordu kitap.

Helikopter'in ilk kitabı bu: Aşka âşık olanlar için tekrar yayınlıyoruz bu dünya güzeli kitabı, unutulmasın diye.
(Tanıtım Bülteninden)


Ve benim için en anlamlı olan birkaç satır Isabelle'den Philippe'e yazılmış:
"Hep kendine acımaya, kendini nasıl olmak istiyorsa öyle anlatmaya eğilim gösterir insan. Hele ben; bana yaptığın serzenişlerden biri de buydu. 'Kendine acıyıp durma' derdin bana. Ama mektupların var elimde, öylesine büyük bir özenle sakladığın o kırmızı defter var, bir zamanlar başladığım, sonra senin bırakmamı istediğin şu küçük günlük var. Bir denesem... Senin yerine oturuyorum. Mürekkep lekeli bu yeşil meşine elinin imgesi yapışıyor. Tüyler ürpertici bir sessizlik var çevremde. Bir denesem..."

5 yorum:

abrienda dedi ki...

hemen listeye aldım sevgili arutan. senle de kritik yaparız bir ara, okuduktan sonra.

lucy dedi ki...

yeppp şahane :) ben de isis'i okuyacağım.

abrienda dedi ki...

bi sürü kitapçıya gittim dün bulamadım biliyor musun?!
yardımın lazım bu konuda

lucy dedi ki...

ben bağdat caddesindeki remzi'den aldım:) idefix.com'da da mevcut, take a chance on alkım derdim ama kesin bakmışsındır zaten:/

Moriçe! dedi ki...

bu kitap çok fena, biliyor musun?-tabii ki biliyorsun.

Web Analytics Real Time Web Analytics