30 Ağustos 2009 Pazar

Scene 6: Home

Ben İstanbul'a geldiysem çok yakında sonbahar da gelir. Çünkü sonbahar büyüsü yaparak geçtim il sınırını. Bonobo dinleyerek denizden sinsice yaklaştım İstanbul'a. Zaten hava da soğumuş. Büyüm tutacak bence, hıhı evet hıhı.

Bi de az önce annem odama gelip "Gel içeride iç sigaranı" dedi, hiç içesim yokken aklımı çeldi ve sigara içeyim dedim kendi kendime. Bunun üzerine yepyeni bir sigara paketini açarken kenarı koptu, şimdi kutunun kapağı asla sabit bir şekilde durmuyor. Gerçekten içim sızladı bu durum karşısında. Birazdan maket araç gereçlerimi çıkarıp hemen düzelteceğim paketi. Gerçi sanırım sorun bende değil, konuyla ilgili bir uğursuzluk söz konusu. Keza ilk sigaramı yakmamla üstüme başıma köz saçmam bir oldu, hemen yaktım kendimi.

Herneyse, tatilimi yaptım ve evime geri döndüm. Sakarlık bile güzel bir şey şu noktada. Bir de Fenerbahçe stadının tüm gürültüsü odamın içine dolmasaydı çok daha güzel olabilirdi. Dünyanın en sessiz yerinden geldim ben, bi izin verseler de şehrin öz gürültüsüne adapte olsam önce. Her şey yavaş yavaş efenim, her şey yavaş yavaş...


Ps: Zafer bayramınız kutlu olsun.

Ps 2: Başlığın sebebi ziyareti de şudur ki; "the city's cold blood calls me home" diyormuş içimden bir ses ama ben fark edememişim. Özlemişim.


Bugün dünyanın en tümcümleleribirbirindenkopuk yazısını yazmış olmayayım sakın? A ah?

4 yorum:

NazıM dedi ki...

bonobo seven tek insan ben değilmişim meğerse (:

abrienda dedi ki...

sigaranın totosu kopmamış en azından. ofofofof, ne gündü.

lucy dedi ki...

nazım, bonobo'yu dinleyip de sevmeyene şaşarım:)

hazal, iklimler'in kritiğini djarum cherry eşliğinde yapiciiz cicim. bu sefer kimse de seni kaçıramıycak valla döverin!

abrienda dedi ki...

tamam ama kitap lazım önce!

Web Analytics Real Time Web Analytics