bilmem ne fırsatları, 300 liralık tatil 45 liraya falan gibi şeyler var ya.
çok üzüyo onlar beni bu ara.
hepsi 2 kişilik ya.
az önce mesela, cunda adasına 2 kişilik tatil x tl falan diye bişey geldi.
şu aralar, her şeyi yalnız yapası olan bi insanım.
şimdi bunu tutup da "yaa ben varım? aşk olsun?" gibi yerlere çekmeyelim.
sorun bende.
ben kulağımda "i crave paris" ile iki yanımda birer koltuk boş bırakarak denizi tam olarak göremediğim bir yerde otururken yanıma gelen sevgi patlaması çifte yer vermek için kaydığım için kendime de şartlara da gıcık oluyorum şu aralar.
aynı şekilde otururken yanıma gelip sohbet açmaya çalışan türlü çeşit karşı cins de gitsin lütfen. tersliyorum, konuşuyosun, gerek yok. gidip günler sonra hatırlayıp anlamsız bi blog yazısında sana atar yapıyorum, yok yere dünyada birini gıcık etmiş oluyosun.
bu "bi daha kimse olmayacak bence" farkındalığının bir adım ötesi mi, farklı versiyonu mu neyse artık, "bi daha kimse olmasın, istemiyorum, ok fine" modunu dolu dolu yaşıyorum.
ne varsa elimizde, o elimizdekine 2 kişi dahilse, birinden biri ya da ikisi birden içine ediyor işte. bazen hangisi içine etmiş o da muallak. sıkıntı bi durum.
istemiyorum. içimde bir gram sempati yeşersin istemiyorum. hiçbir olguya ya da insana karşı. ölsün o sempati. kurusun. hayatımı zorlaştırıyor. başka bir işe yaramıyor. canımı acıtıyorum. canımı acıtacak ne varsa şu dünyada bir tek onları bulmaya üşenmiyor ve birer birer tespit edip peşlerine takılıyorum.
nihayetinde geldiğim noktada, en nefret ettiğim şeyi yapıyor ve sana doğru 3 adım attıysam 7 adım geri gidiyorum. yine de içimden diyorum ki -hah çok optimistim kalpler benim için benden bana gelsin- geri adım attığımı fark edip eğer umrundaysa o ileri ileri adım atacak, 1 tanecik de olsa. sonuçta olanı açıklamama gerek yok herhalde? haydi ben yine de söyleyeyim, kimsecikler geri adım attığımı fark etmiyor bile. fark etse de umursamıyordur, çünkü ben hep o gerekli ileri adımları atarım. hep attım. olayım bu. adım atmak.
yorgunum.
optik gözlüklerimi değiştirmek, bir de çok da uzak olmayan bir yerlere gitmek istiyorum.
iki kişilik fırsat!lar mail kutuma geldikçe, gidesim de kaçıyor. herkes 2 kişi mi gidiyor? 4? 2x?
kahve mi içmek istiyorum, gazoz mu - o konuda biraz kararsızım.
soğuk bir şeyler mi, sıcak bir şeyler mi.
telefonda salak salak mesaj imgeleri biriktiriyorum. dursun.
bugün bir ara güzel bi ilk buluşma yaşayasım geldi. sonra o da kaçtı. yeşerme işte. git. kimse seni istemiyor.
"birden sen gelsen aklıma, seni unutsam bazı bazı" diyor mfö. birkaç gündür adımımı attığım her yerde hemen seslerini duyuyorum. beynime beynime vuruyor, yalnızlık ömür boyu diye. nereye gitsem peşimden sürükleniyor. teşekkürler, hiç bu kadar sevilmemiştim.
hay hay, buyrun.
görüşürüz.
not: bu bir "lanet olsun bu hayat lanet olsun bu sevgim" yazısı değildi. gün içinde eğleniyorum filan yoksa. ara ara çok huzurlu olduğum dakikalar da oluyor. dün saatlerce kafam rahattı mesela. ama sonra geçti. sadece gidesim var işte. öyle bişey yani.
2 yorum:
olm bir kere daha söylemek istedim. hayvan gibi okuyorum yani. sesim çıkmıyor diye yokum sanma. haberin olsun. ve hep yaz.
arada ses ver bipass'ım, yalnız hissettiğim günlerdeyim. :)
Yorum Gönder