29 Şubat 2012 Çarşamba

yaz mesela

olum blog.
o kadar laf ettim mevsimsel kaoslar yarattım kendi iç dünyamda, bu yıl kışı bir gram sevemedim inanır mısın? tırt gibi, garip. "yaz gelsin yeaae" diye peşimden sabahlığımı sürüyerek evin içinde ordan oraya gezip duruyorum. alakasız balkonlardan bahçelerden et et mangal kokuları gelsin gerekirse. ruhuma dumanlar dolsun adeta, ama gelsin o yaz. bu gece, bilhassa şu son birkaç saatte, istanbul'un yazını nasıl özledim. tatile gitmeyi, denizi filan ayrı özledim de, istanbul başka cici oluyor yazın. arkadaşlarım buradayken henüz mesela. henüz kb'de masalar varken başlayan geçen yazı çok özledim mesela. açıkhavada konserleri. derdim tasam da bol boldu yine ama olsun. insan özlüyor. belki gelecek kış da tutup bugünü özlerim. belli olmuyor benim işim.
bi de sen tut tükenmişlik sendromu ol. nereye tükeniyosun be kadın derler. burnout'muş esas ismi. "tükendim yar" dedim bir taneniz dinledi mi beni? hayır. bak doktorluk ilaçlık oldum. ilaç almam ben beaö dedim. takılıyorum şimdi işte evde sabahlıkla. vic'üğdüm depresyonda, ne yapayım dedim ve evden çıkmıyorum. bu şekilde hayatımı devam ettirebileceğime inancım sonsuz. bu gece kanepeye oturdum üstüme polar battaniyeyi çektim elime çayımı aldım muhteşem yüzyıl izledim mesela. ev güzel şey. yemin ederim çok güzel şey. he? evet depresyondan çıkmaya pek niyetli değilim. yaz gelince çıkarım gibi düşünüyorum. ya da keyfim bilir, istemiyorsam o zaman da çıkmam. yazın da ev serin, biliyosun odamın tavanına da çektim pervaneyi, keyif, kahya filan cümleten bizdeyiz.
şu anda yazı tipimin kendi kendine değişmiş olmasına odaklandığım için ne anlatacağımı unuttum. bununla yetiniver. günlük aldım ona yazıyorum ben arada, ondan oluyor bu böyle.

Hiç yorum yok:

Web Analytics Real Time Web Analytics