hazal gelsin artık.
hazal'la sergi gezeyim. hazal'la konserlere ve festivallere gideyim. hazal'la fotoğraf çekeyim. hazal'la kısa film çekeyim. hazal'la vapura bineyim. hazal'la pizza yiyeyim. hazal'la kahve içeyim. ben sigara yakınca 'artık bırak' desin bıkmadan usanmadan ama djarum cherry ikram edince hayır diyemesin. elden mektup vereyim. herkesin saçma sapan bulduğu kıyafetlerimi giyip yanında gezeyim. salak ve komik hikayelerimi, moralimi bozan gerzek ötesi şeyleri minik minik detaylarına kadar hazal'a anlatayım. hazal'ın çılgın teorilerini ve başına gelen enteresanlıkları dinleyeyim. hazal'a toffee nut yapayım, bi yandan da yiyemeyeceğimiz pastalar alıp yemeye çalışalım. kendimi kontrol altında tutmaya çalışmadan sarhoş olayım, hazal da gülsün.
ama saçma bi anda, en en olmayacak yerde aniden strawberry fields forever çalmaya başlasın.
1 temmuz gelsin artık, doğum günümü bile geçiştirebilirim.
peki biliyor musun, bu blog hazal içindi. ingiltere'den beni takip edebilsin diye yazdım tüm kişiselmeselelerimi. sen sandın ki hep, içimi döküyorum. ama değildi işte, hazal yeşil çayını içerken yanında okuyacak bir şeyler olsun diye yazdım.
beklemedeyim şimdi. istanbul, hazal'ı çok özledi.
1 yorum:
ben asil seni ozledim cadi. az kaldi 7 gunden de az. gelince arrim hemen zaten. hatta ayin 2sinde sana bile ugrayabilirim. o derece. cok sey var konusacak,yapacak, edecek.
Sen simdiden hazirla stoklari.
Gerisini yuzyuze soyleyecegim
mucmcucmcucmuc
Yorum Gönder