16 Haziran 2010 Çarşamba

uykum yok

her sene doğum günüm yaklaşırken biraz kafayı üşütüyorum.
mesela bu yıl sahip olduğum her şeye minnettar olma deliliğine ve "kırıştım mı lan acaba? şu çizgi ne? LAN!" takıntısına giriştim.
etrafımdaki herkesin en ufak bir iyi davranışında aniden duygulanıp ağlayabiliyorum. "aman tanrım ne kadar mükemmel bi ailem var" tadında şeyler. sevgi patlaması yine.
bi de deliler gibi peeling olsun, köpüklü banyo olsun, dnage kremi ile masaj filan olsun böyle şeylere taktım.
öte yandan galiba kafama bi yerlerden burjuvazi düştü. son günlere dair anılarım efendim wasa ile havyar ne kadar yakıştı değil mi ha, balkonda sheridans içiyorduk telefon geldi, çilekli banyo köpüğüm o kadar köpürdü ki çok şaşırdım, bütün konserler için uygun temalarda kıyafetler alıyorum eski bir şey giyince kendimi kirli hissederim gibi geldi, hangi kortta tenis oynasak bilemedim, clearly canadian içmeden güne başlayamıyorum GİBİ ruh hastası şeyler. kendime yabancılaştım. daha geçen hafta param yok diye elimde simitle geziniyordum. aniden böyle bi garip değişim oldu. hayır piyangoyu kazanmadım. hepsi tesadüf eseri aynı haftaya sıkışıverdi sadece.

şimdi kendimi omuzlarımdan tutup sarsarak diyeceğim ki: istanbul'da yaşıyorsun ve paran yok gerizekalı. kontörün bile yok kimseyi arayamıyorsun. haftaya yaşlanıcaksın. iki sakin ol otur oturduğun yerde.

ama ailem, dostlarım öyle muhteşemler ki... ağlıycam valla bak. doğum günüme günler olduğu halde beni şımartmaya başlamasaydınız böyle bir şeye dönüşmeyecektim, o da ayrı bir konu. şımarmayı çok seviyorum gerçi. ehe. arkamdan sürprizli olaylar çeviriyorsunuz da ben darlayıcı bi manyak olduğum için gereğinden önce ortaya çıkıyor ya, onu bile çok seviyorum. bana sürpriz yapmaya çalışmak hem çok cesur hem de çok naif bir davranış. rezil edeceğim baştan belli çünkü.

(keşke bütün paramı bitirmeseydim, yann tiersen'a beklemeyin beni. özür dilerim. öptüm. )

Hiç yorum yok:

Web Analytics Real Time Web Analytics