7 Ağustos 2011 Pazar

deve beyaz, sen deveden beyazsın

bahar döneminin sonundaki lanet olasıca jüriye sabahlama seanslarımdan sonra bıraktığım camel white'a bugün geri döndüm. hani bi de nasıl bi sildiysem zihnimden, öyle bi sigaranın varlığı bile aklımdan çıkmış. tekel bayilerde bile fark etmiyodum o derece.
bir yandan da o zamandan beri sıklıkla lucky strike, arada bir de camel soft filan alıyordum. hep bunları içiyodum sandım sonra. tam mutlu da edemiyodu ama sürekli değiştirdim içtiğim sigarayı. ruh hastası gibi 3 çeşit sigara alıp çıktığım dahi oluyodu. ama 1 hafta önce telefonda "camel white mı içiyosun?" sorusunu duymamla beraber "lan! bi de o vardı!" dedim içimden ve itiraf ediym o günden beri bu sigarayı düşünüyor ve arzuluyorum. sonunda aldım. mutluyum. hep istediğim, aradığım buymuş ki. her şey tam yerinde sanki. sevgiyle içtim adeta. çirkin zamanları filan da hatırlatmadı içerken.
camel white, seni aniden bırakıp sonra da ne kadar sevdiğimi unuttuğum için özür dilerim. bu kadar salak mıyım ben.

şey gibi lan bu, sevgilinden ayrılıp çat diye aşkını kalbine gömüyosun, takılıyosun falan birileriyle ama asla sabit bi tavrın olamıyo, sonra adam geliyo "merhaba nasılsın" diyo ve "oha galiba ben hala seni seviyomuşum ki?!" diyosun sen de ve boynuna atlıyosun ama o kadar malsınız ki ikiniz de önceden nebçim sıkıntılar çektiğinizi unutuyosunuz ve sonsuza kadar mutlu yaşıcam sanıp orta yaşlarınızın sonlarına doğru kanserden ölüyosunuz? tamam hiç gerçekçi olmadı ama biraz benziyo kabul et. her şeyden önce adam sana niye yıllar sonra gelip "merhaba nasılsın" diyo. bi de "nasılsın" diyen adamın boynuna "seeehhnii seeğviyoğğrum" diye atlarsan, sana döneceği varsa da dönmez bence. ben adam değilim ama bana yapsan ben de dönmem. üstelik korkarım biraz.


bu da google'da camel white yazınca ilk çıkan görsel, çok iyi değil mi ama.

Hiç yorum yok:

Web Analytics Real Time Web Analytics