sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Kasım 2010 Pazartesi

tatil mi?

tatilimi hunharca dizi izleyerek, internetten alışveriş yaparak, sadece kahve için veya abimle alışveriş yapmak için dışarı çıkarak geçirmekten ve zırnık ders çalışmamaktan o kadar zevk alıyorum ki her gece laptopla uyuyakalıyorum. beni bir sevgilinin tutabileceğinden daha sıcak tutuyor hem. ayrıca ben ona dur diyene kadar beni eğlendiriyor.

o değil de, sigarayı bıraktım. 4 gün oluyor. beni tebrik et.

sigarayı bıraktığım gibi gidip muzlu şampuanımı aldım, çilekli vücut spreyimi, karpuzlu vücut losyonumu aldım. strawberrynetten aldığım yepyeni parfümüm ise ne denli güzel kokuyor hiç sorma. sigara iğrenç bişeymiş blog, sigara ölsün. o kadar güzel kokuyorum ki. oh may gad..

bugün şu insan bana half psychotic dedi. kırıldım. sonra kendisinin half psychotic olduğunu ispatlayan bir hareketle kırgınlığımı yok etti. reklamın iyisi kötüsü olmaz diyerekten, okuyun blogunu. herhangi iyi bir şey söylemeksizin sadece beni manipüle ederek kırgınlığımı yok etmeyi başaran insanın blogu okunur.
nokta
.

28 Temmuz 2010 Çarşamba

tam 28 defa "sigara" dediğim yazı

hayattaki en derin mutsuzluğum, tıpkı bir kağıt kesiği gibi acı veren şu gerçekle yüzleşmek: sabah uyandığımda sigaram olmayacak.

bir defasında sabaha karşı eve gidip sigarasızlığa dayanamayacağımızı bilerek o saatte bakkaldan sipariş vermiştik. hayli uzun bir süre sonra geldi. uykudan öldüğümüz halde arkadaşımın sevgilisi, ben ve barış sapkınca o sigarayı beklemiştik. sigara içmeden uyumak bir yana, ertesi sabah uyandığında bir sigara paketiyle göz göze gelemeyecek olman berbat bişey. kapı çaldığı anda adama varımı yoğumu verip sigaraların parasını ödemiştim. o an gözüm kararmış tabi. hemen açtık içtik coşkuyla. ne güzel bir andır o an. bugün akşamın salak bir saatinde aniden önüme gelen ilk bakkala girerek son param olan tüm bozuk paralarımı bir araya getirip camel'a yatırmamın sebebi de yalnızca 10 sigaram kalmasıydı. normal bir insan evladına yetmeli o sigara. saat olmuş kaç, 10 sigara neyine yetmiyor. ama şimdi o pakette 2 tane var naber. almasaydım yarın sabah sigaram olmayacaktı. facia...

bir de geçen gün hazal'ı almaya gittiğim ve evden yalnızca 5-10 dakika uzak kaldığım esnada çantama atmayı unuttuğum çakmağın ardından sinir krizi geçirdiğimde kendime çok acıdım. sigarayı da unutmuştum ama yine dandik bir mentollü slim sigara çıktı çantamdan. onu bile içmeye razıydım ki çakmağım olmadığını gördüm. kabullenemedim. adımlarımı o kadar hızlandırdım ki hazal'ın yanına vardığımda nefes nefeseydim. eve girdiğimiz gibi de terlik veriymööomrrsasşl deyip sigara yaktım.

hele gece dışarı çıkıyorsak durum daha da feci. alkol aldım diyelim, eve giderken sigara stoklamayı kesinlikle unutuyorum. çünkü geceye başlarken çantamda mutlaka 2 veya 3 paket oluyor. bir şekilde eve geldiğimde hiç sigaram kalmamış oluyor. neyse ki kendi evime geldiysem tütünüm ve muhteşem dandik sigaram esse oluyor. ha onlar da olmasa ebeveynlerim var. işte, insanın evi gibisi yok.

öte yandan birisiyle samimiyetimi sigara üzerinden değerlendiriyorum sık sık. mesela, dilara uyuduktan sonra rahatlıkla onun sigarasından içebiliyor olmam bana çok huzur veriyor. alca'nın her sigara çıkarttığında bir tane de bana vermesi mutlu ediyor. yahut somer'in bana sormadan paketimden sigara alıp yakması beni çok sevindiriyor. hele bazen barış bana kendi elindeki sigarayı içiriyor ya da benim elimdekinden ona içirmemi istiyor, inanılmaz mutlu oluyorum o zaman. çantamdan paketi çekiyor veya paketini çantama atıyor, o an çok yakınız bence. abim yeni sigara söndürme teknikleri gösterip "bak bunu askerde öğrendim" dediği zaman kardeşlik bağlarımız güçleniyor gibi geliyor.

ilk sigaramı babam içirmişti. captain black. sonra bir ara mentollü bir sigara içtim birkaç defa. nihayetinde ilk aldığım paket marlboro'ydu. bir defasında kırmızı marlboro bile aldım. sonra camel almaya başladım. para sıkıntısı çekiyorsam kırmızı winston alıyordum, çok kamyoncuyum. bu yıl başladığında mütemadiyen lucky strike içiyordum. şu anda bir paket marlboro light, bir paket camel soft, 3 paket esse, yarım paket esse mentol, bir hayli de tütünüm var. her alanda olduğu gibi bu alanda da son derece kararsızım ve canım her an her şeyi çekebilir mantığıyla hepsini bulunduruyorum.

evet, karakterimi ve ilişkilerimi sigarayı baz alarak değerlendiriyorum.

sadece sigara hakkında bu kadar çok şey yazabilmem de tuhaf gibi. ve biliyorsun ki uykum gelmemiş olsa daha da yazardım.

çok seviyorum onu. gerçekten. bir ara neden bu kadar sevdiğimi maddelerle anlatırım.

ve bütün bunlar, dilara'nın çantasından çıkmayan sigara paketinin arkasından resmen gözyaşı dökmesiyle beraber aklıma geldi.
Web Analytics Real Time Web Analytics