bu yaştan sonra sakızı kocaman şişirmeye çabaladım resmen dakikalarca
sonra şişti
patladı
bütün suratıma yapıştı
çocukken nası temizliyodum ki acaba napcaz şimdi?
aptal cansu.
ehe çok eğlendim ama.
madem temizleyemiyorum bi süre daha eğleniym böyle.
ps: vivident cube'ün içinden karpuz şelalesi akan tropik sakızı çok güzel.
pvüüüfffff pat
2 Nisan 2010 Cuma
1 Nisan 2010 Perşembe
back in action
hayatımda beni mutluluktan yemeden içmeden ve sigaradan kesilecek hale getirebilen tek bir insan oldu. 1 buçuk yıldır böyle bir şey olmamıştı. hava alanından gelen bir telefon ile aniden yemeden içmeden ve sigaradan kesildim. yine aynı insan sayesinde.
sanırım yüzüm gülümser bir şekilde kitlenip kaldı.
anlamsız ve kocaman bi mutluluk ya böyle içime sığmıyor resmen.
şu anda muhtemelen saçmalıyorum ama hazal yazdıklarımı silince kızıyor, silmeyeceğim o yüzden.
blog gel koşalım!
not: sabah yazdığım yemekle ve sigarayla arama girmeyin konseptli yazımdan sonra nasıl da kaldım böyle ama:) güzel oldu olsun.
sanırım yüzüm gülümser bir şekilde kitlenip kaldı.
anlamsız ve kocaman bi mutluluk ya böyle içime sığmıyor resmen.
şu anda muhtemelen saçmalıyorum ama hazal yazdıklarımı silince kızıyor, silmeyeceğim o yüzden.
blog gel koşalım!
not: sabah yazdığım yemekle ve sigarayla arama girmeyin konseptli yazımdan sonra nasıl da kaldım böyle ama:) güzel oldu olsun.
bunlar hep
kişiselmeseleler
0
diamonds
son öğlen yemeği
bugün yemek içmek konusundaki şanssızlıklarım sınır tanımıyor. galiba evren bana "yeme, zıkkım olsun" demeye çalışıyor.
öğlen saatlerinde mutlu bir şekilde mektup yazıyor ve pınar ve kemal üzerinden izmir'e telefonla bağlanıyordum. bu esnada annem yemeğe çağırdı. ah ne güzel şeydir yemeğe çağrılmak. şimdi, ben sosisli makarnayı çok severim. önce bu bilgiyi veriyorum. annem de sosisli makarna yaptığı haberiyle günüme neşe kattı o anda. çağrıldıktan 5 dakika sonra mutfağa gittim. bir de ne göreyim? hayır bilemedin kankut. temizlikçi kadın tencerenin dibini bulmuştu. ben tabağıma elimi attığım anda "ben yicem makarna yicem" diye önündekini bir hışımla bitirmek suretiyle tencereye atladı ve son kalan makarnayı da aldı. doy be kadın. annem türlü çeşit yemek yapmış sana sebzesiyle bilmemnesiyle. ayı mıdır deli midir anlamadım, "ne ayaksın beaaeae orda bana kadar vaar" diye bağırmak istedim şahika edasıyla. bi de dietteymiş , yağlı olduğunu düşünerek salata yemiyormuş genelde. gün aşırı yiyormuş. ne kadar zekice değil mi ha? iğnelemek için "ayran da ister misin yanına kadriye abla?" dedim, "sağol" dedi. gözü dönmüş ayol.
bu hayalkırıklığının ardından dedim ki cansu dedim senin moralini kahve düzeltir dedim. elimdeki çeşitli şuruplarla zenginleştirdiğim kahveme (oha) çikolata kaşık koyayım bir de dedim. gün senin günün be cansut dedim. (kendimle hep konuşuyorum ne var ki?) neyse. koydum çikolata kaşığı. paketi kapattım. bi baktım kaşık yok! sonra kaşığın cesedini görünce anladım ki o kadar öylesine sıcak bi su kullanmışım ki kaşık 2 saniyede eriyip gitmiş. böyle cesetlerin yerini tebeşirle çizerler ya, fincanda aynı o şekilde ama çikolatadan bi şablon kalmıştı. kös kös aldım o kahveyi salona geri gittim. biraz içtim, sonra vazgeçtim.
dedim ki cansu dedim senin moralini sigara düzeltir dedim. baktım sigaram bitmiş. sorun değil, 1 karton sigaram var benim. abimin odasında dolapta duruyor. abimin odasına gittim hemen. ve ne görsem beğenirsiniz? evet evet yine kadriye abla. dolabın kapaklarının önüne yatağı çekip dayamış ki köşe bucağı temizlesin.
ama yılmadım. artık savaşmanın zamanı gelmişti. kararımı verdim. eylem planımı yaptım ve harekete geçtim.
he yani yatağı itip dolabı açtım sigaramı aldım.
öyle o kadar.
yemekle arama girebilirsiniz,
kahveyle arama girebilirsiniz,
ama sigaramla arama girerseniz paralarım olum!
ehe.
hatsiseiyyygünneeeeeeğr!
bunlar hep
hayvanlar alemi,
kişiselmeseleler
0
diamonds
dıptıs ve aşk
} evde temizlik oluyor perşembe günleri, hiç evde durmayayım istiyorum. hatta evde uyanmayayım, her çarşamba gecesi başka bir yerde kalayım sonra perşembe böyle rahat rahat, geç saatlerde o evde uyanayım istiyorum. sonra saat 17 sularında temizlik bitince tertemiz eve geleyim istiyorum.
} her arkadaşım benim geleceğimle ilgili aynı tahmini yapıyor: aradan yıllar geçmiş, işinde gücünde gibi ama öte yandan bohem gibi de bir insanım. evlenmemişim. bütün sevgililerim benden genç. eğleniyorum, geziyorum. bu imajı yaratmak için ne yaptım diye çok merak ediyorum bazen. evet 2 tanesi haricinde bütün sevgililerim cidden benden gençti, o ayrı ama geri kalan unsurlara nasıl karar verdiler bilemiyorum. bir de herkes böyle diyor ya, çok şaşırıyorum. olsun, o hayat öngörüsü de güzel bence. benim kendime dair bir öngörüm yok zira. ama dürüst olayım şimdi, tek bildiğim öyle evlenip mutlu mesut sakin bir hayat yaşamayacağım. çekemem ben, deliririm. biraz debdebe biraz kaos lazım bana. yoksa yalından "heyecanını kaybetmişsin" sözleri fon müziğim olur, üzülürüm. uzun süreler boyunca aynı adamı istemem, isteyemem. kimseyle de aynı evde yaşayamam ayrıca, özel zamanıma ihtiyacım var benim.
eğer bunu okuyan romantik insanlar varsa "ah doğru insanla karşılaşınca böyle demezsin" gibisinden söyleniyor olabilirler. ama ben şöyle düşünüyorum, benim için doğru insan yok. çünkü hemen sıkılıyorum. doğru insanın da doğru olmadığına dair bir dolu yapay kanıt bulup kendime sunarım. sonra onlara periyodik aralıklarla inanırım.
annem hep diyor, "zırt pırt aşık oluyorsun, sonra da hemen sıkılıp vazgeçiyorsun" diye.
hakikaten, belli olmaz işim. bugün aşığım derim ama ertesi gün geçer. reality bites.
} şimdi bir de konseptimi hiç sevmeyip benden kaçıp ama bir de bu esnada konseptimi çalmaya çabalayan insanlar var. efendim kullandığım laflar olsun, bişeyler olsun. ben tekim arkadaşım, bi de yani konsepti sevmiyosan çalma veya seviyosan da takıl buralarda işte. benden daha delisiniz valla bak. oğğ-key diyorum size teker teker.
tamam hadi izin verdim istediğiniz gibi kullanın. dün dilara'ya yemek yerken ağzımda bin tane cipsle "bende laf çok kızııım" dedim. baya barzo bi andı ama valla bitmez bak. doya doya kullanın. bi de komik oluyo biliyo musun? nereden geldiğini bilmedikleri kalıpları kullanıyolar ya, gülüyorum hep ben. taklitler asıllarını yaşatır bebeem.
bi de konseptimi beğenmeyip ortadan kaybolan insanlar var, aferin onlara. destekliyorum ben. beğenmediysen 1 dakika bile durma yanımda işte, ne karakterli insanlar onlar hep.
} bu yıl benim sigara içen görüntüm yüzünden sigaraya başlayan 3 kişi varmış. devletle kapışıyorum adeta. ya da onlara çalışıyor da olabilirim. baya para kazandılar sayemde. hadi yine iyisiniz.
sonuç: temizlik odama doğru kaydı, stres yaptım. boş oda bulup uyurum ben. "merhaba. ben uyurum."
} her arkadaşım benim geleceğimle ilgili aynı tahmini yapıyor: aradan yıllar geçmiş, işinde gücünde gibi ama öte yandan bohem gibi de bir insanım. evlenmemişim. bütün sevgililerim benden genç. eğleniyorum, geziyorum. bu imajı yaratmak için ne yaptım diye çok merak ediyorum bazen. evet 2 tanesi haricinde bütün sevgililerim cidden benden gençti, o ayrı ama geri kalan unsurlara nasıl karar verdiler bilemiyorum. bir de herkes böyle diyor ya, çok şaşırıyorum. olsun, o hayat öngörüsü de güzel bence. benim kendime dair bir öngörüm yok zira. ama dürüst olayım şimdi, tek bildiğim öyle evlenip mutlu mesut sakin bir hayat yaşamayacağım. çekemem ben, deliririm. biraz debdebe biraz kaos lazım bana. yoksa yalından "heyecanını kaybetmişsin" sözleri fon müziğim olur, üzülürüm. uzun süreler boyunca aynı adamı istemem, isteyemem. kimseyle de aynı evde yaşayamam ayrıca, özel zamanıma ihtiyacım var benim.
eğer bunu okuyan romantik insanlar varsa "ah doğru insanla karşılaşınca böyle demezsin" gibisinden söyleniyor olabilirler. ama ben şöyle düşünüyorum, benim için doğru insan yok. çünkü hemen sıkılıyorum. doğru insanın da doğru olmadığına dair bir dolu yapay kanıt bulup kendime sunarım. sonra onlara periyodik aralıklarla inanırım.
annem hep diyor, "zırt pırt aşık oluyorsun, sonra da hemen sıkılıp vazgeçiyorsun" diye.
hakikaten, belli olmaz işim. bugün aşığım derim ama ertesi gün geçer. reality bites.
} şimdi bir de konseptimi hiç sevmeyip benden kaçıp ama bir de bu esnada konseptimi çalmaya çabalayan insanlar var. efendim kullandığım laflar olsun, bişeyler olsun. ben tekim arkadaşım, bi de yani konsepti sevmiyosan çalma veya seviyosan da takıl buralarda işte. benden daha delisiniz valla bak. oğğ-key diyorum size teker teker.
tamam hadi izin verdim istediğiniz gibi kullanın. dün dilara'ya yemek yerken ağzımda bin tane cipsle "bende laf çok kızııım" dedim. baya barzo bi andı ama valla bitmez bak. doya doya kullanın. bi de komik oluyo biliyo musun? nereden geldiğini bilmedikleri kalıpları kullanıyolar ya, gülüyorum hep ben. taklitler asıllarını yaşatır bebeem.
bi de konseptimi beğenmeyip ortadan kaybolan insanlar var, aferin onlara. destekliyorum ben. beğenmediysen 1 dakika bile durma yanımda işte, ne karakterli insanlar onlar hep.
} bu yıl benim sigara içen görüntüm yüzünden sigaraya başlayan 3 kişi varmış. devletle kapışıyorum adeta. ya da onlara çalışıyor da olabilirim. baya para kazandılar sayemde. hadi yine iyisiniz.
sonuç: temizlik odama doğru kaydı, stres yaptım. boş oda bulup uyurum ben. "merhaba. ben uyurum."
bunlar hep
kişiselmeseleler,
medley
1 diamonds
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

