dün vapurda yanımdaki arkadaşımla konuşurken şöyle bi cümle kurdum:
"bence arkadaşlar da cep telefonu gibi. böyle mesela cep telefonunu ilk başta çok severek ediniyosun, ama 1-1 buçuk yıl gibi bi zaman sonra ne kadar zorlarsan zorla çalışmıyo. illa ki atmak ve yenisini almak zorunda kalıyosun. ya da bozuluyo eskisini taşıyosun yanında yine bi süre. işte arkadaşların da öyle bi süresi var bence."
sonra ne duyarsız ve ne öküz bişey dediğimi fark ettim. sanki arkadaşları parayla alıyorum da bozulup kullanamayınca atıyorum gibi oldu. oysa ki onu demek istememiştim. kafamda çok farklı bişeyler canlanmıştı.
demeye çalıştığım şey de şuydu:
şimdi mesela biriyle tanışıyorsun. konuşurken, vakit geçirirken eğleniyorsun. bu yüzden daha sık vakit geçirmeye başlıyorsun. belki de zamanla gittikçe daha sık. sonra bu bir düzenmişcesine oturuyor. bazı şeyler ritüelleşiyor. ama öyle bir noktaya geliyorsunuz ki, ne zaman tanıştınız veya neden bu kadar yakınlaştınız bilemiyorsun. bir şey oluyor ve unutturuyor. sadece yakın olduğunuzu biliyorsun. ve düzeni. ve ritüelleri. ama bir şeylere kırılıyorsun veya kızıyorsun veya sıkılıyorsun basitçe. veya bir bakıyorsun ki aslında artık hiç eğlenmiyorsunuz ve çok çok alakasızsınız. genelde uzun süreli arkadaşlıkların bir noktasında insanın başına bu gelebiliyor. şartlardan dolayı mı yoksa gerçekten kişisel sebeplerden mi yakınlaştığını unuttuğun arkadaşlarınla mesela.
sonra diğer arkadaşlarınla ilişkilerinize bakıyorsun. belki bir kısmı aynı süreçten geçti çoktan, bu süreçten geçip de kurtulan bir şey görmemiş de olabilirsin. ben gördüm fakat ne bileyim, sanki bazı insanların süresi varmış gibi işte. bundan bahsetmeye çabalamıştım.
en garip tarafı da aslında başına böyle bir şey geldiğinde bir defa kabullenirsen, diğerlerinde duyarsızlaşabiliyorsun. "bu da böyle oldu" gibi bir hissiyat. eğer her anını birlikte geçirdiğin bir dönem olmuşsa bir süre de o sevgilinden ayrıldığında olan bir şey duyup/görüp aklına gelme ve söylemek isteme ama yanında bulamama meselesini yaşıyorsun. belki. ne kadar duyarsızlaştığına bağlı tabi.
sonuç: son kullanma tarihi dolan ya da sadece kafanda kazara bir yere koyduğun ve en baştan beri veya bir noktadan itibaren aslında oraya ait olmayan şeyler hayatından çıkmasa bile kesinlikle bilindik tadını kaybediyor ve başka bir şeye dönüşüyor.
sonuç II: sonuç çıkarıcam derken çok kompleks bi cümle kurdum, üzücü gibi.
2 yorum:
bence sunuda ekle! : kimi arkadaşlıkların asla bir expiration date ı yoktur. her daim eglenip deli gibi aglayıp ardından deli gibi gunlerce evlerden cıkmayarak depresyonda beraberce kalabiliriz. örnek: biz!
o zaten var, onu biliyoruz :)
Yorum Gönder