*
Benim bildiğim, nesnelerin insana dokunmaması gerekir. Çünkü canlı değiller. Aralarında yaşar, onları kullanır, sonra yerlerine koyarız. Onlar sadece yararlıdırlar. Oysa bana dokunuyorlar. Çekilmez bir durum bu. Onlarla bağlantı kurmak korkutuyor beni. Sanki hepsi birer canlı hayvan.
*
Şunu düşündüm : En bayağı olayın bir serüven haline gelmesi için onu anlatmaya koyulmanız gerekir ve yeter. İnsanları aldatan da bu zaten. Kişioğlu hikayecilikten kurtulamaz, kendi hikayeleri ve başkalarının hikayeleri arasında yaşar. Başına gelen her şeyi hikayeler içinden görür. Hayatını, sanki anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır. Ama ya yaşamayı ya da anlatmayı seçmek gerek
*
Saat üç. Bir şey yapmak isterseniz, bu saat ya çok geç ya çok erkendir.
(Bulantı, Jean-Paul Sartre)
5 yorum:
bir de sana tatil icin bulanti vermek istedgmde bana okudum diyordun. bazen goz gezdirmek bile egzantrk olabiliyor. josteen gaarder ya da paulo coelho var sirada
okudum ki.
ama yanıma almayı düşünüyordum.
sen de önerince, kesin yanıma alıyorum dedim.
işaretlere inanan zavallı bir gencim ben.
iyi oldu tekrar göz gezdirmek.
bundan sonra kırmızı pazartesi.
oha iki üç gün önce elime bulantı'yı yendien almam ve açtığımda karşıma çıkan ilk cümlenin "saat üç. bir şey..." olması. onu da bir arkadaşıma yazmam.
tamam arkadaşlar itiraf ediyorum, i'm a witch.
euheuhe biliyordum!
Yorum Gönder