- kırıldığını, kırıldığı insandan gizleyen insan kadar iki yüzlü bir varlık yok bence dünyada. hele ki 1 yıldan fazla bir süre bu kırgınlığı içine atıp, her yerde ona sımsıkı sarılmanıza izin verip gülümsüyorsa. hele ki bir gün senin dışında birine çeşitli bahanelerle gidip kırıldığını ancak yarım ağızla itiraf edebiliyorsa. öte yandan sana hiç belli etmemeye devam ediyorsa, hala her yerde senin içtiğin biraları ödeyip sevgi dolu hitaplarla 'lafı mı olur' diyorsa, yolunun üzerinde olmadığı halde yanına uğrayıp tüm özel konularını anlatmaya devam ediyorsa. 'seni çok seviyoruuğm' dediğinde 'ben de canım benim' diyebiliyorsa. beraber kahvaltı etmeye, beraber alkol alıp her konudan konuşmaya devam ediyorsanız. kırgın olmak mı? neye kırgın olduğunu bile söyleyemeyecek şekilde kırgın olmak mı? kırgın olduğunu, sırf konuşmaya üşendiği için ya da sırf senin konuşmanı dinlemeye üşendiği için gizlemek mi? gayet şık! bence böyle bir insan, herhangi bir sıfatı veya zamiri alıp istediği her yere gidebilir *dost kelimesi haricinde. ve ben de neyin yitirildiği konusunda kimseyi haberdar etmem. gerek yok demek ki.
- sanırım bir noktada sevgilimle yapmak istediklerim ve arkadaşlarımla yapabileceklerimi birbirinden ayırmalıyım. yoksa apansız yalnız uyanma durumunu sürekli bir halde yaşamaya devam edeceğim. söz gelimi; aynı insanla şuursuzca dans edip, ertesi gün de festival filmi izlemeyi beklememeliyim. pazar sabahı beraber miskin miskin oturup, ertesi pazar günü istanbul modern'e gitmeyi beklememeliyim. seviştikten sonra pat diye kalkıp kahve içmeye gitmeyi beklememeliyim. 1 ay boyunca sabahtan akşama mütemadiyen içip, tüketip; ertesi ay boyunca yeşil çay ile detoks yapmayı filan da beklememeliyim. daha pek çok örnek verebileceğimden dolayı, kısacası: hayalimdeki erkeği beklememeliyim. daha çok beklerim. bir kısmını sevgilimle, bir kısmını arkadaşlarımla yapmalıyım. ben bunu yeni öğrendim. yine de önceki gece şarap eşliğinde romantik anlar yaşayıp, ertesi sabah sütyenimi bile giymeden erkek tişörtüyle ve mor gözlerle yanında ayağımı uzatıp cips yerken bana eşlik edebilecek ve gülebilecek bir erkek ile 2 gün geçirebilmişliğim vardı. belki bir yerlerde 1 tane daha vardır. o zaman başka işte. çok beklerim.
- dün, çift kişilik yatağa çapraz bir şekilde yatıp bir süre döndüm ve kendi kendime 'yalnız olmak negzel lan' dedim. bence ben olmuşum.
- telefonumdaki mesajlaşmalar arasından sadece erkeklere ait olanları silerek, ne kadar ayrımcı bir insan olduğumu 1 saat önce kanıtladım.
arkadaş veya değil, bu aralar erkekleri pek sevmiyorum. belli bir sebep göster desen, vallahi gösteremem. sadece içimden öyle geliyor.
- bir madde daha yazmıştım ama fazla özeldi galiba, buna hazır değilsindir diye düşünüp sildim. benden beklemeyeceğin şeyleri yaparım ama bu kadar da değil.
- moda'da nero açılmış olması benim en büyük mutluluğumdur.
- biraz önce elimde sigara ile yerleri süpürdüm. 3 madde önce dediğim gibi, ben olmuşum.
- 7. sınıfta iken hoşlandığım çocuk, geçenlerde teyzesinde vesikalık fotoğrafımı görüp 'oha ne güzel olmuş bu kız' demiş. ona buradan teşekkür ediyorum. saçlarımı kestirdim ama artık beni beğenmeyebilir. uzun saç seviyorsa filan. bir de hatırladığım kadarıyla çirkindi, o yüzden bu teklifi reddediyorum. fakat, 7. talibime ödül verebilirim. çünkü 7 benim uğurlu sayım. ödüle daha karar vermedim.
-artık telefonuma hiç bakmıyorum. arayıp sorup sonra bana ulaşamayan herkesten özür dileyemeyeceğim, bir tek dilara'dan özür diliyorum. çünkü, sırf benden beklemediğiniz için kızıyorsunuz. belki öldüm lan? ne kızıyosunuz amk? ölüye kızılır mı? ölmedim ama aslında. tatildeyim. ve ben de dilara'ya mesajlarım iletilmeyince çok gıcık oluyorum. işin yoksa bir daha, bir daha yolla. kafamın içinde 11880 80 80 çalıyor sözde.
istanbul'a dönünce de telefon elimde gezerim bu sefer kimse aramaz. aramayın lan. git. gözüm görmesin.
- eski sevgilim sabahları arayıp uyandırmasın beni, kırırım. yeter lan. (yeterince stalker ise bunu okuyordur diye düşündüm. yoksa bu işe seni karıştırmak istemezdim blogcum)
en kirli çamaşırlı, en argolu filan yazım burada aniden sona erdi.
sevgiler.
(ruh halimle ilgili detaylar için: PMS)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder