2 Kasım 2010 Salı

ooğğ beybii beybiii

kasım gelmiş ya, hiç uyarmıyosun.

benim kasım, aralık, ocak, şubat, mayıs, haziran ve eylül+ekim için ayrı playlistlerim var.
az biraz ruh hastası bi durum olmakla beraber, hicri takvime göre yaşasaydım bence daha çılgın olurdu.

şu an 1431 yılındaymışız, düşünsene. "ay şu an mevsimlerden cat stevens" demem aniden daha normal geldi dimi?

newarch'ın (mimarlık kulübümüz) bu yılki tanışma toplantısı belfast'ta yapılıyormuş. ben ilk tanışma toplantısına gittiğimde last stop'ta takılmıştık. o denli geçmiş zaman. şimdi sırf benim sevdiğim ve mıncırasım gelen bir mekanda tanışma toplantısı yapıyorlar diye gitsem mi diyorum. aynı akşam bir arkadaşıma sinemaya gitme sözüm de var. hadi ikisine birden gideyim? nasıl, yetişemiyorsun değil mi çılgınlıklarıma bebeğim. e aylardan wild world. napcaksın.

çılgınlık demişken, bugün 50 lira kaybedeyazdım. yüreğime iniyordu yemin ediyorum. hele ki borç batağında olduğum şu günlerde, hsbc ve garanti ile ilişkilerimizi gözden geçirmeden değil 50 lira kaybetmek 0.0005 kuruş bile kaybetmeye dayanamam valla. o 50 liraya gözüm gibi bakıp, çeşitli büyülerle dualarla klonlamayı planlıyorum. inanırsak neden olmasın, sorarım sana.

2 ay + 15 gün sonra ingiltere'ye gidiyorum blog. beni hep özle olur mu? bensiz kalama e mi!!
yok yok şaka. özleme. oradan da yazarım ben sana.
ben kötü gün dostu muyum olm?

bu arada ilk girdiğim saçma konuya geri dönecek olursam, aralık ayı between the bars & see you ayı. see you AYI!!! der gibi değil ama. aylardan see you. çok trajik. 17 aralık ilk sevgilimle ilk günümdü. o yüzden ne zaman aralık ayı (aralık AYI!! değil, aylardan aralık) gelse, sevgilim olcak na şimdi diyorum. ama olmuyo. bazen oluyo. bazen olmuyo. belli olmaz, hayat bu. ama bence bu sene olmaz. neyse, 17 aralık gününü her sene kendi başıma depresyona girerek kutluyorum. bu sene çok özel ama. çünkü bugün sınava girmeden önce, benden sonraki devasa aşklarından biri ile aynı okulda olduğumu fark ettim. ben sınava giriyorken, o sınavdan çıkıyordu. ve beni tanımadı küçük bitch. ben onu tabi ki tanıdım. öncelikle saçından ve sesinden. gençlere sevgili kaptırılan bir yaşa hoşgeldim. ben kalp yaşım.

o değil de bu eski sevgilimden blogda ne çok bahsediyorum. bi şekilde okursa filan rezillik olmaz mı. olmaz aslında? olur mu? amaan gizlimiz saklımız mı var ayol.

öptüm bay

sonuç itirafı: düzenli ilişkim olmasını çok özledim ben. böyle yanımda olsun sürekli, elini tutıym falan. şakalar yapiym. yüzyıllardır olmadı blog, her genç kız gibi (?) ben de isterim ki olsun. sıkıldım yeter ayol. a aa yine yaşlandım şu ancüezde, fark ettin mi?

Hiç yorum yok:

Web Analytics Real Time Web Analytics