dün dersten çıktık, aman dedik toffee nut günü geldi haydi hemen koşup içmeliyiz yoksa lanetleniriz. bu planları gerçekleştirmek suretiyle elbette ki 19 isimli otobüsümüze koştuk. kadıköy'e yaklaşmakta olduğumuz anlarda bir tuhaflık başladı otobüste.
ali'ye bir şey anlatıyordum, şimdi ne olduğunu elbette ki hatırlamıyorum, o esnada gözüme çarpan 16-17 yaş arası gençlerden biri dans etmekteydi. bir arkadaşı da ıptdıs bir müzik açmış ona çanak tutuyordu. fakat dans dediysem, bildiğin apaçi dansı. böyle bişey olamaz. olmamalı. bir süre inanılmaz bir coşkuyla dans eden gence, bi yerden sonra arkadaşı da katıldı. arkadaşı kadar aktif ve coşkulu olmasa o da son derece dıpıdı dıpıdı dans ediyordu. ben 'artık bakamıycam' diyerek kafamı diğer tarafa çevirdikten hemen sonra ali beni dürttü. aman yarabbim o da nesi, iki kişi halay çekiyorlardı. henüz buna şaşırmaktayken video çekmeliyim o may gaş diyerek telefonumu elime almıştım ki annem aradı. bütün video planları suya düştü tabi. annem konuş da konuş bitiremedi çünkü. inmemize 1-2 dakika kala çocuklardan biri fütursuzca, hunharca sigara yaktı blog. evet, otobüsün içinde. hayatımda yaşadığım en komik otobüs vakasıydı bu, keşke orda olsaydın. ya da en azından keşke video çekebilseydim.
otobüsten indiğimde ise başıma daha neler geleceğinden habersizdim.
bunu kadıköy kumluk durağından bir görselle açıklamak istiyorum, kelimeler yetersiz çünkü:
bu esnada hala annemle telefondaydım, gülemedim doyasıya. içimde kahkahaların fokurdaması hissiyle tanıştım. ali de sağolsun kahkahalarını özgür bırakmak için telefonu kapatmamı bekledi. bin yıl güldükten sonra dünyanın en güzel günü olduğuna karar verdik dünün. zira yolculuğumuzun esas amacına doğru hızla yürümekteydik bebişim.
kadıköy starbaksta tuvalete şifre koyduklarını biliyo muydun? böyle bişey satın alıyosun, fişte şifre oluyo, onunla giriyosun tuvalete. ben dün öğrendim. ama çalışmıyo yani yalan. yine de fişte şifre var. komik ve salak. bi de yine kadıköy starbaksın oralarda takılan bavullu deli bu aralar yok, yerine sigara çalan deli gelmiş. bütün dişleri altın. en azından ön dişleri öyle. altın da değil de, metalik garip. çok korktum ben.
dün çok güzeldi ama. valla diyorum bak.
ha bi de, dün saat 5 sularında biz sigarayı bıraktık. ciddiyim. başardım bak! hiç bu kadar başarılı bi sigarayı bırakma ilk günü geçirmemiştim.
ali'ye sevgilerimi hoplatıyorum buradan.
christmas zamanına nasıl da bir bayılıyorum...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder