konumuz ne biliyo musun, mutluluk migros alışverişinde, mutluluk o ben&jerry's dolabını fark ettiğim anda, mutluluk o dolabın içindeki phish food isimli dondurma kutusunda saklı bebeyim. ben bunu biliyodum unutmuşum. vallahi bak. hayatımda bir gıdım mutluluk malzememin olmadığı bir dönem vardı 2008-2009 arası bi yerlerde, haftanın en boş akşamında gidip phish food alırdım, friends izleyip ya da ne bileyim when harry met sally filan izleyip yerdim phish food'u. o içindeki marshmellow dereleri, apansız çıkan karamel yolları, bazılarının içi karamelli bazılarının içi sıradan olan çikolatadan balıkları, şahane çikolatalı dondurması... oh.may.gaş. cidden hem biyolojik hem de psikolojik orgazm. az önce yine yaşadım benzer bir an. dünyada bir tane bile derdim kalmadı ne yalan söyleyeyim. jüriymiş, finallermiş... hallolur ya dedim her şey. oluru var be dedim. ay marshmellow mu! dedim.
ne olursa olsun unutturur phish food bana her şeyi, mutsuzluktan ölmek üzereysem dahi döndürür oradan. bunu bir daha unutmasam ya.
hava da bir güzel ki! hem migrosta kasadayken yargılanmadım uzun zamandır ilk defa, 49 liralık cips, çikolata, kek, dondurma alan insan görüntüsü abuk gelmedi kasiyere ya da kasadaki müşterilere. nası bi sevindim yine o an. cipsimi alenen yiyerek yürüdüm eve. sonra kafamda yankılanan 'düzgün şey ye!' sesinden etkilenip, önce pırasa yedim eve gelince.
phish food, dolapta beni bekliyorsun ya... ben nasıl rahat ve mutlu çizim yaparım bugün, biliyor musun?
şu an çok salak ve salak olduğum kadar da neşeliyim. don't worry, don't hurry, take it easy der, öperim.
havanın tişört-hırka-convers giymeye müsait olmasına ayrıca neşe! yarın öbür gün soğur filan şimdi, ben neşemi bol bol, özgürce yaşıym.
bu da yarına, öbür güne peşin neşe + günlerce çalıştığım savaşlı bişili konular: dub a dub a dum dum
bu da yarına, öbür güne peşin neşe + günlerce çalıştığım savaşlı bişili konular: dub a dub a dum dum
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder