yok arkadaşım. gönlümün istediği yere master'a gitmemin başka bir yolu yok. valla diyorum bak. kim olursa evlenirim. biritiş vatandaşı etsin beni. gideyim keyfimce mastercığıma 20000 poundvari fiyatlar ödemeksizin.
öte yandan bugün bana gelen şikayeti iletmek istiyorum: "vaktiyle eğlenilecek kız hahaayt dediğimiz mankenler bişeyler ne zaman evlenilecek kız oldu be? biz sırf o yüzden manken olmadık."
haksız diyebilir miyim ben bu arkadaşa şimdi? haklı. ama tek sorun o değil bence. benim türlü çeşit sorunlarım var bu konuda. hem eğlenme konusunda, hem de ciddi ilişki konusunda. a noktasından b noktasına gidemiyorum blog. öyle arada bi yerde durup, "lan a'ya mı dönsem b'ye mi yardırsam?" gibi düşüncelere kaptırıyorum. (iç sesim erkekmiş dimi.) b noktasındaki de yüzmeyi yahut bisiklete binmeyi öğreten acımasız insan gibi git gide uzaklaşıyo. geeel.. geell.. diye diye arkaya doğru ilerliyo adeta.
misal o flört cümleleri, o pick up line'lar ne de hoşa gider genellikle. ama ben uyuz oluyorum be blog. mesela çocuk "seninle aydan samanyoluna uçarken turta yemeyi hayal ediyorum" falan gibi şeyler deyince ben popomla gülüyorum. "gerçekten onu düşünmediğini ikimiz de biliyoruz bebişim. geçen günkü o ilginçli bişeyli jartiyerimi düşünüyosun bence." diyesim filan geliyor. ruhunda flört yok deme şimdi. böyle flört olmaz olsun der geçerim.
bir de "hep seni düşünüyorum, sürekli aklımdasın" var. yani ben biliyorum ki öyle 'her an' beni düşünmüyorsun. yalan söyleme. olur mu öyle şey? beni her an düşünmen için bana deli gibi aşık olman değil, bana deli gibi uyuz olman lazım bence. ya da seni üzüyor filan olmam lazım. benim her an düşündüğüm insanlar sadece ama sadece beni sinir eden insanlar çünkü. bu sinir etmeye ek olarak seviyor da olabilirim. orada bir kısıtlama yapmıyorum.
bu saçma sapan şeylere sarf ettiğin eforu, arada sırada aniden sarılmaya filan sarf et. gülmeye sarf et. lütfen yanında nefret ettiğin biri filan yoksa, örneğin sevgilin varsa, pat diye sarıl. somurtma. sonra ayrı olduğun tüm zamanı özleyerek&sinirlenerek, birlikte olduğun tüm zamanı da özlemeyerek&sinirlenerek geçiriyorsun. salakça oluyor. bak bunu ben de yapıyorum ha, yanlış anlama. yapmayalım bence.
neyse, "mankenler ben küçükken eğlenilecek kızdı şimdi evlenilecek kız olmuşlar" şeklindeki okuyucu derdine hak veriyorum. diyeceğim buydu. haklısın be okuyucu, sen de haklısın. hepimiz 45 kiloyu geçtiğimiz an itibariyle biraz evde kalmadık mı bebişim? boşver. yalnız değilsin.
4 yorum:
durduramıyoruz efendim, hatun yazıyor.
dipçik not: bloguna blog demen bana nazım demenle aynı etkiyi yarattı bünyemde.
yazmayaydım da içimde mi kalaydı?hem ben az az sık sık yazıyorum. en sağlıklısı!
dipçik nota cövöp: ben bunu hep yapıyorum. bloguma blog, sana nazım, kendime cansu diyorum. ama istersen sana blog, bloguma nazım, kendime de kanka diyebilirim. :m
izninle yoruma cevap yorumunu da çok beğeniyorum. bana blöğğghh de
Tabi blöğğghh, sen istersin de ben demem mi.
Yorum Gönder