31 Ekim 2010 Pazar

bilmiyorum

// kendin için bir şey yapacağında veya yapmak istediğinde 40 kere düşünüyorsun ya bazen. 40 kere düşünüp yapmayabiliyorsun o çok istediğin şeyi. 'aman boşver ya' deyip geçebiliyorsun. zorluk derecesi değişir tabi.
fakat
sevdiğin biri
çok sevdiğin biri
istediğini şakasına bile söylese hemen yapıyorsun.
göz kırpma süresiyle eş değer bir zaman aralığında yapıyorsun.
çok ilginç bence.
az önce yaptım ben.

altında aranacak bir şey yok ama, cidden. sırf gizem italya'da diye scorpions konserine gitmek asla ama asla içimden gelmediği zamanki gibi işte. son konsermiş, yıllardır benim için ne denli anlamlar yüklenmiş hiç de umursayamadım. vaktiyle alelade bir konserlerinde, şu dünyada o konseri en anlamlı hale getirebilecek iki insanla birlikteydim. o yetti.

// geçen seneye kadar, 'tamam artık bunu da yaşadım, ölebilirim. sorun yok bence.' diyebileceğim çok fazla şey yaşadım. mutluyum.

// bugün gidip karşısında durdum. elimdekileri yere bıraktım ve karşısında sadece durdum. baktım. girişin her yerinde bir sürü ben vardı, çeşit çeşit. yanımda bir sürü başkaları da vardı. ilk defa gözlerim dolmadı. gülümsedim. elim telefona gitti her zaman olduğu gibi, pek çok insan vardı aranabilecek. bi daha gülümsedim. telefonu çantama geri koydum. bu sefer hep ilk sevgilimle oturduğum merdivenin önünden geçip yazılar hala orada duruyor mu diye kontrol etmeyi unuttum. bir daha karşılaşacağımızdan her zaman emindim. bugün fark ettim, belki de karşılaşmayacağımızı. yine gülümsedim. yürümek için seçtiğim yol, seneler öncesi bir 18 aralıkta -yani onunla ikinci günde- onun yanına giderken yürüdüğüm yoldu. o 18 aralık saat 07:15'inde aklımdan geçen şeyleri, kalbimdeki son derece garip çarpıntıyı, saçımı nasıl yaptığımı, üstümde ne olduğunu, hangi ayakkabıyı giydiğimi, hangi çantamı taşıdığımı, çantanın içindeki saçma sapan şeyleri, sürdüğüm lipstickin rengini, havanın nasıl olduğunu, kaç kilo olduğumu, hangi parfümü kullandığımı akıl almaz bir netlikte hatırlıyorum. düşün ki, onu ve ona dair olanları ne denli net hatırlıyorum. hafızamın tüm kapasitesini böyle şeyler için o zamanlar kullanıp bitirmişim gibi geliyor bazen. o yıllara dair her detay beynimin içinde kategorilere ayrılmış bir biçimde mevcut. bir imge yetiyor, hooop hepsi burada.

_hep diyorum blog, senin yanında çok rahatım. çağrışmaya başladığım zaman duramıyorum. ama yine de bugün kendimle konuştuklarımı sana bile anlatmayacağım.

// yakın tarihli, misal yaz ortasında çekilmiş fotoğraflara bakarak duygusallaşmaktan pek hoşlanmıyorum.

// bugün armani code ile arama mesafe koyup başka bir parfüme yelken açtım. bu davranışım bana 180 liraya mal oldu. biraz sarsıldım.

Hiç yorum yok:

Web Analytics Real Time Web Analytics