biriyle arkadaşlığım bittiğinde, ne bileyim herhangi bir türlü ilişkim bittiğinde ilk tepkim ya ölümüne üzülmek ya da ölümüne sinirlenmek oluyor. ardından, ciddi ciddi duygusuz ötesi bir döneme giriyorum. uzunca bir dönem. asla ama asla umursayamıyorum o insanın dünyadaki varlığını. ekstra bir eğlence haliyle hayatıma devam ediyorum.
dilara hep şaşırıyor hatta bu konudaki duyarsızlığıma, "nasıl üzülmezsin nasıl bu kadar da umursamayabilirsin" diye çıldırdığı bile oldu belli noktalarda. ama bir insan beni kırdıysa, beni bıraktıysa eğer -ben açıkça onun benim için önemini belirttiğim bunu ona bağırdığım halde gittiyse kesinlikle ilgilenemiyorum o kişinin akıbetiyle.
ta ki onca zaman sonra rüyalarımdan fırlamaya başlayana dek.
bu ilk adım. eğer rüyalarıma girmeye başladıysa -enerji midir nedir anlamadım- o insanla ilgili bir şeyler de yavaş yavaş karşıma çıkmaya başlıyor. bazen iş çığırından çıkıyor ve direk o insan karşıma çıkıveriyor, pat diye.
sevmiyorum. hayatıma geri almak istemediğim, bir daha görmek istemediğim bir insanın geçmişteki halini ve o zamanları özlediğim kısa-uzun kesik kesik anları hiç sevmiyorum.
onun da beni özleme ihtimali de var ya-nefret ediyorum. çünkü ne bileyim işte, sadece üzücü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder