4 Ocak 2011 Salı

sahi mi söylüyorsun?

2011 bana getire getire aylaklık getirdi. en ihtiyacım olan şey cidden. tebrikler ederim.

dün misal, onca işim gücüm var, gece 12ye kadar filan durmadan dizi olsun film olsun çekinmedim seyrettim. en son closer çekti canım, dvdsi de kayıp ama yok inat ettim. izlenecek o film. fütursuzca indirdim. başladım izlemeye, ta ki sergi sahnelerinin sonundaki jude law ihanet hamlesine dek. yok yapamadım, devam edemedim. nasıl bi mod bozulmasıydı o. mutlu mesut benliğim aniden depresyona yelkenler açıverdi. gözümü bile kırpmadan kapattım filmi. friends açtım. cidden de 20 dakika sonra bir önceki mutluluk derecemin ucundan tutup kendime kendime çekmiştim. nasıl etkileniyorum hemen.

bir de etkilenmek demişken, film demişken ne geldi aklıma. şimdi ben liseden beridir bütttün dvdlerimi gider 5er liraya tedarik ederim. istediğim her şeyi alıym da napalım kopya olsun mantığını benimsedim çılgıncasına. fakat nazımkahraman'ın orijinal orijinal mis kokulu dvdlerini göre göre kendi dvdlerim nasıl da bir iğrenç gelmeye başladı gözüme. bakıyorum, bi ucuzluk akıyo. öyle de özentiyim. artık ben de orijinal alcam arkadaşım. banane. korsana hayır deme duyarlılığı yapmadığımı, sadece özendiğimi de anlatacak kadar açık sözlüyüm. yepisyeni dvd ne güzel kokuyo ama. sürüyle dvd var odamdan koridora taşan, yok nazımkahraman'ın dvdleri kadar cici olamadılar gitti.

2 yorum:

nk dedi ki...

ben buna çok güldüm <3

Cansu dedi ki...

hihoh <3

Web Analytics Real Time Web Analytics