tıhaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tıhaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Şubat 2011 Perşembe
4 Ocak 2011 Salı
sahi mi söylüyorsun?
2011 bana getire getire aylaklık getirdi. en ihtiyacım olan şey cidden. tebrikler ederim.
dün misal, onca işim gücüm var, gece 12ye kadar filan durmadan dizi olsun film olsun çekinmedim seyrettim. en son closer çekti canım, dvdsi de kayıp ama yok inat ettim. izlenecek o film. fütursuzca indirdim. başladım izlemeye, ta ki sergi sahnelerinin sonundaki jude law ihanet hamlesine dek. yok yapamadım, devam edemedim. nasıl bi mod bozulmasıydı o. mutlu mesut benliğim aniden depresyona yelkenler açıverdi. gözümü bile kırpmadan kapattım filmi. friends açtım. cidden de 20 dakika sonra bir önceki mutluluk derecemin ucundan tutup kendime kendime çekmiştim. nasıl etkileniyorum hemen.
bir de etkilenmek demişken, film demişken ne geldi aklıma. şimdi ben liseden beridir bütttün dvdlerimi gider 5er liraya tedarik ederim. istediğim her şeyi alıym da napalım kopya olsun mantığını benimsedim çılgıncasına. fakat nazımkahraman'ın orijinal orijinal mis kokulu dvdlerini göre göre kendi dvdlerim nasıl da bir iğrenç gelmeye başladı gözüme. bakıyorum, bi ucuzluk akıyo. öyle de özentiyim. artık ben de orijinal alcam arkadaşım. banane. korsana hayır deme duyarlılığı yapmadığımı, sadece özendiğimi de anlatacak kadar açık sözlüyüm. yepisyeni dvd ne güzel kokuyo ama. sürüyle dvd var odamdan koridora taşan, yok nazımkahraman'ın dvdleri kadar cici olamadılar gitti.
dün misal, onca işim gücüm var, gece 12ye kadar filan durmadan dizi olsun film olsun çekinmedim seyrettim. en son closer çekti canım, dvdsi de kayıp ama yok inat ettim. izlenecek o film. fütursuzca indirdim. başladım izlemeye, ta ki sergi sahnelerinin sonundaki jude law ihanet hamlesine dek. yok yapamadım, devam edemedim. nasıl bi mod bozulmasıydı o. mutlu mesut benliğim aniden depresyona yelkenler açıverdi. gözümü bile kırpmadan kapattım filmi. friends açtım. cidden de 20 dakika sonra bir önceki mutluluk derecemin ucundan tutup kendime kendime çekmiştim. nasıl etkileniyorum hemen.
bir de etkilenmek demişken, film demişken ne geldi aklıma. şimdi ben liseden beridir bütttün dvdlerimi gider 5er liraya tedarik ederim. istediğim her şeyi alıym da napalım kopya olsun mantığını benimsedim çılgıncasına. fakat nazımkahraman'ın orijinal orijinal mis kokulu dvdlerini göre göre kendi dvdlerim nasıl da bir iğrenç gelmeye başladı gözüme. bakıyorum, bi ucuzluk akıyo. öyle de özentiyim. artık ben de orijinal alcam arkadaşım. banane. korsana hayır deme duyarlılığı yapmadığımı, sadece özendiğimi de anlatacak kadar açık sözlüyüm. yepisyeni dvd ne güzel kokuyo ama. sürüyle dvd var odamdan koridora taşan, yok nazımkahraman'ın dvdleri kadar cici olamadılar gitti.
bunlar hep
kişiselmeseleler,
tıhaf
2
diamonds
20 Ağustos 2010 Cuma
erkeklerin bulaşık derdini anlayamıyorum
abim: ben şimdi bu tabağı böyle koyuyorum
ben: bi tabak sadece, yıkasan ya?
a: birazdan yapcam
b: sen yapana kadar ben 58 kere yaparım
a: o biraz zor da..
[yaklaşık 30 dakika sonra]
a: bu tabakları bardakları filan... yıkıym mı..?
b: tamam abi ben yıkarım
a: cennetliksin sen
b: evet bulaşıkları yıkadım diye cennete alcaklarmış beni
a: öyle deme lan çay da demledin
bunlar hep
anekdot,
tıhaf
0
diamonds
10 Temmuz 2010 Cumartesi
hayat gailesi
ally mcbeal bu sabah bitti. kanımdan zehri attım gibi bi his var içimde. ruh hastası gibi gece uykum geldiğinde bile bırakmıyor, bölümleri sırayla açılmak üzere ayarlıyor ve yataktan izliyordum. ölümcül raddede uykum gelip artık dayanamayıp sızana kadar izliyordum böylelikle.
ama şimdi de acaba cheers'a mı sarsam diyorum. sometimes you wanna go where everybody knows your name and they're always glad you cameeee laalaaallalaağğ. ne güzeldi o dizi de bak. 100 yıllık dizileri izlemek gibi bi huy mu edindim yoksa direk yaşlandım mı acaba?
bi de bugün keçi sütü içtim hayatımda ilk defa, bi fark göremedim. eve keçi alasım geliyor bazen. küçükten alcan böyle. oğlak çok şeker bi hayvan bence. yalnız zeytin çekirdeği gibi pisliyo ya onlar, o biraz sinir bozucu olabilir.
himym geldi şimdi de aklıma. cansu dizi izleme dışarı çık yalvarırım. (kişilik bölünmesi mi?)
biraz evvelsinden vikır park (wicker park) izledim. vay dedim ne insanlar var. sen tut senelerce... neyse sıpoylır vermeyeyim. yazımın geri kalanında noktalama işareti kullanmamaya karar verdim eski bi yazımı hatırlarcasına demiştim ki istediğim gibi istediğimi yazarım filan delirme noktaları var öyle arada bir deliririm ben evet aslında neden olmasın ben kısa film çekicem hazalla çok güzel belki kısa olmaz kim dedi kısa olsun diye evet işte öyle galataya gidesim var ayrıca çok şimdi birilerini arayasım var ama aslında yok gibi de çizim yapmam lazım yapmıyorum biraz midem bulanıyor bulanmasa yapıcam valla bi de birini ellerimle çizmek zorundayım acayip üşeniyorum oditoryumu kim kaybetmiş ben bulayım şu anda jason mraz çalıyor seviniyorum böyle bazen aniden sevinçli neşeli oluyorum ya çok güzel oluyo bence ama şimdi dışarı çıkasım geldi yine abuk subuk bi saatte bilemiyorum napsam çizimlerimi biri yapsa ben de yatakta oturup kahve içsem bu sıcak yaz akşamında ne kahvesi evet ama içsem işte canım çekti benim arada bi canım çok fena kahve çekiyor enteresan değil mi bence enteresan bence bunu sonuna kadar okursan bana haber ver seni seviyorum diyeyim ben de sana çünkü bunu duymak güzel bence okuduysan da hak ettin gerçekten bak neyse neden arayayım sonuna kadar okuduysan seni seviyorum işte ama öyle atlayıp direk sonunu okuduysan seni sevmiyor değilim saygı duyarım saygı bir ilişkideki en önemli şeydir saygının olmadığı yerde sevgi olmaz ama işte sadece saygı duyarım o zaman çünkü ben belki okumazdım evet biraz sıkıldım gibi biraz da başım dönüyor keşke yağmur durmasaydı ben yağmuru seviyorum ama biraz ıslak dimi öptüm bay
ama şimdi de acaba cheers'a mı sarsam diyorum. sometimes you wanna go where everybody knows your name and they're always glad you cameeee laalaaallalaağğ. ne güzeldi o dizi de bak. 100 yıllık dizileri izlemek gibi bi huy mu edindim yoksa direk yaşlandım mı acaba?
bi de bugün keçi sütü içtim hayatımda ilk defa, bi fark göremedim. eve keçi alasım geliyor bazen. küçükten alcan böyle. oğlak çok şeker bi hayvan bence. yalnız zeytin çekirdeği gibi pisliyo ya onlar, o biraz sinir bozucu olabilir.
himym geldi şimdi de aklıma. cansu dizi izleme dışarı çık yalvarırım. (kişilik bölünmesi mi?)
biraz evvelsinden vikır park (wicker park) izledim. vay dedim ne insanlar var. sen tut senelerce... neyse sıpoylır vermeyeyim. yazımın geri kalanında noktalama işareti kullanmamaya karar verdim eski bi yazımı hatırlarcasına demiştim ki istediğim gibi istediğimi yazarım filan delirme noktaları var öyle arada bir deliririm ben evet aslında neden olmasın ben kısa film çekicem hazalla çok güzel belki kısa olmaz kim dedi kısa olsun diye evet işte öyle galataya gidesim var ayrıca çok şimdi birilerini arayasım var ama aslında yok gibi de çizim yapmam lazım yapmıyorum biraz midem bulanıyor bulanmasa yapıcam valla bi de birini ellerimle çizmek zorundayım acayip üşeniyorum oditoryumu kim kaybetmiş ben bulayım şu anda jason mraz çalıyor seviniyorum böyle bazen aniden sevinçli neşeli oluyorum ya çok güzel oluyo bence ama şimdi dışarı çıkasım geldi yine abuk subuk bi saatte bilemiyorum napsam çizimlerimi biri yapsa ben de yatakta oturup kahve içsem bu sıcak yaz akşamında ne kahvesi evet ama içsem işte canım çekti benim arada bi canım çok fena kahve çekiyor enteresan değil mi bence enteresan bence bunu sonuna kadar okursan bana haber ver seni seviyorum diyeyim ben de sana çünkü bunu duymak güzel bence okuduysan da hak ettin gerçekten bak neyse neden arayayım sonuna kadar okuduysan seni seviyorum işte ama öyle atlayıp direk sonunu okuduysan seni sevmiyor değilim saygı duyarım saygı bir ilişkideki en önemli şeydir saygının olmadığı yerde sevgi olmaz ama işte sadece saygı duyarım o zaman çünkü ben belki okumazdım evet biraz sıkıldım gibi biraz da başım dönüyor keşke yağmur durmasaydı ben yağmuru seviyorum ama biraz ıslak dimi öptüm bay
bunlar hep
serbest çağrışımlar,
tıhaf
0
diamonds
12 Haziran 2010 Cumartesi
baya tuhaf.
\\ özümde futbolu seviyorum. saha o kadar yeşil olmasa yeminle izlicem. ama o çemçük yeşil yok mu, çok fena gözümü alıyor. sonra sittin sene baş ağrısından kurtulamıyorum.
benim için o yemyeşil sahaya bakmak ile autocad ekranımı bembeyaz yapmak arasında zerre kadar fark yok. sad but true.
\\ bu akşam kalfest'e biletim vardı, gitmeyi unuttuğumu yarım saat önce filan fark ettim. one love'da böyle bişey yapmiym. amin.
\\ o değil de dün gece rüyamda şunu gördüm: barış'tan 6 aylık hamileymişim, o da benimle evlenmiyomuş da ortada kalıyomuşum. bu arada barış, ben ve ablası haricinde kimsenin hamile olduğumdan haberi yokmuş ama karnım maşallah bildiğin hamile kadın karnı. uyandığımda ilk iş aynaya baktım. "oh" dedim, "hamile değilmişim". tabirleri, yorumları, psikanalizleri bekliyorum?!
benim için o yemyeşil sahaya bakmak ile autocad ekranımı bembeyaz yapmak arasında zerre kadar fark yok. sad but true.
\\ bu akşam kalfest'e biletim vardı, gitmeyi unuttuğumu yarım saat önce filan fark ettim. one love'da böyle bişey yapmiym. amin.
\\ o değil de dün gece rüyamda şunu gördüm: barış'tan 6 aylık hamileymişim, o da benimle evlenmiyomuş da ortada kalıyomuşum. bu arada barış, ben ve ablası haricinde kimsenin hamile olduğumdan haberi yokmuş ama karnım maşallah bildiğin hamile kadın karnı. uyandığımda ilk iş aynaya baktım. "oh" dedim, "hamile değilmişim". tabirleri, yorumları, psikanalizleri bekliyorum?!
bunlar hep
medley,
tıhaf
3
diamonds
9 Haziran 2010 Çarşamba
4 nikah 1 cenaze
geçen gün cenaze planımı yaptıktan sonra aklıma geldi, ben böyle planlar yaparken bir yerlerde benimle aynı yaşlarda olan bir takım kızlar da düğünlerini filan planlıyor. ciddiyim, bunu yapıyorlar. belki sen de yapıyorsun! ben net olarak bilemem. sonra biraz üzülür gibi oldum, neden insanlar hoş şeylerin fantazilerini kurarken ben gidip de öldüğüm güne dair planlar yapıyorum diye. fakat üzüntüm birkaç dakika içinde geçti. neden biliyor musun? en azından benimkinin gerçekleşeceğinden %100 eminim. hahaha! in your face!
bi de birinden nasıl ayrılacağıma dair fantazilerim olur genelde ama onu da biriyle ilişkisinin nasıl başlayacağına dair uzun süre hayaller kurmaktan üstün tutuyorum. çünkü öyle bir durumda da benim fantazilerimin gerçekleşme ihtimali çok çok daha yüksek.
sonuç: garantici insanım.
bi de birinden nasıl ayrılacağıma dair fantazilerim olur genelde ama onu da biriyle ilişkisinin nasıl başlayacağına dair uzun süre hayaller kurmaktan üstün tutuyorum. çünkü öyle bir durumda da benim fantazilerimin gerçekleşme ihtimali çok çok daha yüksek.
sonuç: garantici insanım.
bunlar hep
havadan sudan,
tıhaf
5
diamonds
8 Haziran 2010 Salı
küçük rüya tabiri + bonus
yılların tecrübesi, birikimi ve gün geçtikçe ilginçleşen gece hayatım yüzünden bu yazıyı yazmayı topluma bir borç biliyorum. evet, yıllardır uyuyorum. yıllardır rüya görüyorum. kimi zaman kısa, kimi zaman uzun. fakat her daim renkli rüyalarımı görürüm arkadaşım. uyuyosam tam uyurum.
ilginçleşen gece hayatımdan kastım ise rüyalarımın son zamanlarda ne kadar ilginçleştiği idi. çok garip şeyler görüyorum. ama o kadar güzeller ki "beni komaya sokun paso rüya göriym ben allasen" dememe ramak kaldı.
şimdi, kendi tecrübelerimden ve çıkarımlarımdan faydalanmak suretiyle minik bir rüya tabirleri özeti geçmek istiyorum. en sık gördüğüm şeylerden daha seyrek gördüklerime doğru giden bir liste çıkaracağım.
bıyık: rüyamda sık sık bıyıklı erkek görüyorum. kimi zaman bıyıklı dişi gördüğüm de oluyor. ama pek hoşuma gitmiyor. bunun dışında bıyıklı erkeklerde beni çeken bişeyler var. çok seksi olduğunu düşünüyorum. bugüne kadar rüyamda ne zaman bıyık görsem, çok sonradan hatırlıyorum. o yüzden bunun ne anlama geldiğini şimdilik bilemiyorum. bıyıklı kadın huzursuzluk demek öte yandan. iğrenç bişey çünkü.
rüya içinde rüya: mesela diyelim ki sabah uyanıcaksın, ama birden fazla defa uyanman gerekiyor. çünkü aslında rüya içinde rüya görüyormuşsun. bunun açıklaması da gayet basit bence, mistik bişeyler aramaya gerek yok. basitçe uyanmak istemiyosun işte. "uyandım..hop! uyanmamışım..."
merdiven: şimdi derler ki, iniyor musun yoksa çıkıyor musun bu önemli. ama bence değil. mimarlığın ilk senesinde çok fazla merdiven çizdiğim anlamına geliyor bence. mimar olmayan insanlar için ise, egzersiz yapmazlarsa kilo sorununun baş göstereceğine dair bir uyarı olduğuna inanıyorum.ve kimi zamanlar mimar olanlar için de...
dede: dedenin türüne ve rüyayı görenin cinsiyetine bağlı olarak yorumlar değişecektir. ancak ben rüyamda genelde zengin dede görüyorum. mesela dişiysen ve zengin dede görüyorsan, küçükken anlatılanlardan çok etkilenildiği ve içten içe mısırlı zengin bir dedenin ölüm haberiyle beraber varlığından haberdar olunmasının arzulandığı anlamına geliyor. meğerse en sevdiği torunu senmişsin. erkeksen, gördüğün dede türüne dönüşeceksin. bu kadar basit.
drug dealer: rüyalarında sık sık arkadaşlarının drug dealer olduğunu görmek hayra alamet değildir. allah sen koru yarabbi...
konuşan köpek: çok yalan bi rüyadır. gerçekte konuşsa deli gibi tırsarsın, rüyanda görünce muhabbet ediyosun. ikiyüzlü olduğuna delalettir bu rüya. babam görse babamın ikiyüzlü olduğuna delalettir lan.
yan kesici: rüyada yan kesici olsun, haydut haydut kişiler görmek gece gece huzursuzluk yaratır. gerçekleşme ihtimali söz konusudur. çantanıza, uygun uzunlukta kestiğiniz bahçe hortumunun içine yerleştirilmiş bir çelik sopa koyun derim. hayat gailesi.
lisenin bahçesinde beyonce konseri olması ve bu esnada aslında orada olmayan bir alt geçitte siyahi vatandaşların pazar kurmuş olması, okul çıkışında ise eski sevgiliyi görmek: bir defa görülürse sadece hayal gücünün renkli olduğuna, bir defadan fazla aynı olay sırasıyla görülürse obsesif olduğuna delalet olabilir.
alakasız bir karşı cinsle yakın münasebet: 1) gizli arzuların meydana çıkışıdır. 2) uzun zamandır yalnızsın. you know what i mean ;);););) asdasdsadas (evet bu smiley ve bu gülme efekti nefret ettiklerim) 3) bir sonraki gün baya abuk subuk geçecektir. ama bu rüyanın işaret ettiği bir şey değildir tabi. rüyanın getirisidir. işin yoksa bütün gün düşün neden x'le rüyamda... tövbeler olsun...
tweet girmek: yakın zamanda girdiğin bir tweetin kısa sürede öneminin anlaşılacağına delalettir. çok önemli bir noktaya parmak basmışsın meğerse.
teslim ettiğin projenin yetişmemesi: 1) bazı korkuları atlatamadığına işaret eder. bi de belki teslimden sonra yeterince sosyalleşemediğine işaret edebilir. 2) transcript çıkmadıysa bu rüyadan kork.... just sayin'.
korkunç bişey: yorum yazamıcam şu anda. bi an düşündüm çok tırstım. o yüzden an itibariyle bütün gece buradayım. yine de tavsiyem rüyada korkunç bişey görmemen üzerine. çünkü korkabilirsin. görürsen de bana anlatma ruh hastası gibi.
molotof kokteyli: rüyayı görüp ertesi gün bilen birine anlatana kadar bunu sahiden içilen bi kokteyl sandıysan benden farkın yok demektir. el sıkışıp white russian içmeye gideceğimize delalettir.
daha basit açıklamaları olan günlük rüyalar var bir de. kısaca üzerinden geçecek olursam;
rüyada şarkı duymak: muhtemelen sahiden duyuyorsundur. itunes açık kalmış olabilir.
sıçtın mavisi: o rüya değildir muhtemelen, arada gözünü açmış olabilirsin.
nihat doğan: bkz: gerçek hayatta unicorn görmek (şans)
odan aslında ormanmış: yakın denebilecek bir zamanda kanald'de jumanji'yi verdiklerine delalettir.
bu arada bıyıktan sonra koptum ben aslında... bıyıklı erkekler çok seksi...
~~~~
bu da google'da şu güzide soruyu arayıp benim bloguma ulaşan sevgili arkadaşa gelsin:
"sevgiliden ayrılınca böcek görmek ne demek?"
sevgili arkadaşım, eğer başına böyle bir şey geldiyse ve böceği görmeni sevgilinden ayrılmana yorduysan sevgilinden ayrılmakla sahiden iyi yapmışsın. her şeyi ondan bilme, böcektir bu geçer de görünür de. ama benim gibi böcekten korkan bi insansan durum başka. yine de başına gelene şükret derim. bir de gregor samsa'yı düşünsene. bir sabah uyanıyor, devcileyin bir böceğe dönüşmüş. sigara alışkanlığı da vardıysa bitti fukara. gitti akciğer geldi trake. noldu şimdi?
ilginçleşen gece hayatımdan kastım ise rüyalarımın son zamanlarda ne kadar ilginçleştiği idi. çok garip şeyler görüyorum. ama o kadar güzeller ki "beni komaya sokun paso rüya göriym ben allasen" dememe ramak kaldı.
şimdi, kendi tecrübelerimden ve çıkarımlarımdan faydalanmak suretiyle minik bir rüya tabirleri özeti geçmek istiyorum. en sık gördüğüm şeylerden daha seyrek gördüklerime doğru giden bir liste çıkaracağım.
bıyık: rüyamda sık sık bıyıklı erkek görüyorum. kimi zaman bıyıklı dişi gördüğüm de oluyor. ama pek hoşuma gitmiyor. bunun dışında bıyıklı erkeklerde beni çeken bişeyler var. çok seksi olduğunu düşünüyorum. bugüne kadar rüyamda ne zaman bıyık görsem, çok sonradan hatırlıyorum. o yüzden bunun ne anlama geldiğini şimdilik bilemiyorum. bıyıklı kadın huzursuzluk demek öte yandan. iğrenç bişey çünkü.
rüya içinde rüya: mesela diyelim ki sabah uyanıcaksın, ama birden fazla defa uyanman gerekiyor. çünkü aslında rüya içinde rüya görüyormuşsun. bunun açıklaması da gayet basit bence, mistik bişeyler aramaya gerek yok. basitçe uyanmak istemiyosun işte. "uyandım..hop! uyanmamışım..."
merdiven: şimdi derler ki, iniyor musun yoksa çıkıyor musun bu önemli. ama bence değil. mimarlığın ilk senesinde çok fazla merdiven çizdiğim anlamına geliyor bence. mimar olmayan insanlar için ise, egzersiz yapmazlarsa kilo sorununun baş göstereceğine dair bir uyarı olduğuna inanıyorum.ve kimi zamanlar mimar olanlar için de...
dede: dedenin türüne ve rüyayı görenin cinsiyetine bağlı olarak yorumlar değişecektir. ancak ben rüyamda genelde zengin dede görüyorum. mesela dişiysen ve zengin dede görüyorsan, küçükken anlatılanlardan çok etkilenildiği ve içten içe mısırlı zengin bir dedenin ölüm haberiyle beraber varlığından haberdar olunmasının arzulandığı anlamına geliyor. meğerse en sevdiği torunu senmişsin. erkeksen, gördüğün dede türüne dönüşeceksin. bu kadar basit.
drug dealer: rüyalarında sık sık arkadaşlarının drug dealer olduğunu görmek hayra alamet değildir. allah sen koru yarabbi...
konuşan köpek: çok yalan bi rüyadır. gerçekte konuşsa deli gibi tırsarsın, rüyanda görünce muhabbet ediyosun. ikiyüzlü olduğuna delalettir bu rüya. babam görse babamın ikiyüzlü olduğuna delalettir lan.
yan kesici: rüyada yan kesici olsun, haydut haydut kişiler görmek gece gece huzursuzluk yaratır. gerçekleşme ihtimali söz konusudur. çantanıza, uygun uzunlukta kestiğiniz bahçe hortumunun içine yerleştirilmiş bir çelik sopa koyun derim. hayat gailesi.
lisenin bahçesinde beyonce konseri olması ve bu esnada aslında orada olmayan bir alt geçitte siyahi vatandaşların pazar kurmuş olması, okul çıkışında ise eski sevgiliyi görmek: bir defa görülürse sadece hayal gücünün renkli olduğuna, bir defadan fazla aynı olay sırasıyla görülürse obsesif olduğuna delalet olabilir.
alakasız bir karşı cinsle yakın münasebet: 1) gizli arzuların meydana çıkışıdır. 2) uzun zamandır yalnızsın. you know what i mean ;);););) asdasdsadas (evet bu smiley ve bu gülme efekti nefret ettiklerim) 3) bir sonraki gün baya abuk subuk geçecektir. ama bu rüyanın işaret ettiği bir şey değildir tabi. rüyanın getirisidir. işin yoksa bütün gün düşün neden x'le rüyamda... tövbeler olsun...
tweet girmek: yakın zamanda girdiğin bir tweetin kısa sürede öneminin anlaşılacağına delalettir. çok önemli bir noktaya parmak basmışsın meğerse.
teslim ettiğin projenin yetişmemesi: 1) bazı korkuları atlatamadığına işaret eder. bi de belki teslimden sonra yeterince sosyalleşemediğine işaret edebilir. 2) transcript çıkmadıysa bu rüyadan kork.... just sayin'.
korkunç bişey: yorum yazamıcam şu anda. bi an düşündüm çok tırstım. o yüzden an itibariyle bütün gece buradayım. yine de tavsiyem rüyada korkunç bişey görmemen üzerine. çünkü korkabilirsin. görürsen de bana anlatma ruh hastası gibi.
molotof kokteyli: rüyayı görüp ertesi gün bilen birine anlatana kadar bunu sahiden içilen bi kokteyl sandıysan benden farkın yok demektir. el sıkışıp white russian içmeye gideceğimize delalettir.
daha basit açıklamaları olan günlük rüyalar var bir de. kısaca üzerinden geçecek olursam;
rüyada şarkı duymak: muhtemelen sahiden duyuyorsundur. itunes açık kalmış olabilir.
sıçtın mavisi: o rüya değildir muhtemelen, arada gözünü açmış olabilirsin.
nihat doğan: bkz: gerçek hayatta unicorn görmek (şans)
odan aslında ormanmış: yakın denebilecek bir zamanda kanald'de jumanji'yi verdiklerine delalettir.
bu arada bıyıktan sonra koptum ben aslında... bıyıklı erkekler çok seksi...
~~~~
bu da google'da şu güzide soruyu arayıp benim bloguma ulaşan sevgili arkadaşa gelsin:
"sevgiliden ayrılınca böcek görmek ne demek?"
sevgili arkadaşım, eğer başına böyle bir şey geldiyse ve böceği görmeni sevgilinden ayrılmana yorduysan sevgilinden ayrılmakla sahiden iyi yapmışsın. her şeyi ondan bilme, böcektir bu geçer de görünür de. ama benim gibi böcekten korkan bi insansan durum başka. yine de başına gelene şükret derim. bir de gregor samsa'yı düşünsene. bir sabah uyanıyor, devcileyin bir böceğe dönüşmüş. sigara alışkanlığı da vardıysa bitti fukara. gitti akciğer geldi trake. noldu şimdi?
bunlar hep
bikuple,
tıhaf
0
diamonds
23 Mayıs 2010 Pazar
hastalık güncesi #13500
yağmurun sesine bayılan klişe insanlardan biriyim. ya ne sandın?
şimdi öksürük şurubum, kaldırdığım yerden geri aldığım yorganım, vicks, siozwo ve ben uyumaya gidiyoruz. yağmur böyle negzel ama dimi?
yazı sevdiğime karar veriyorum ve o noktada hava soğuyunca "ay ben en çok sonbaharı seviyorum galiba" diyorum yine oraya kayıyo hemen gönlüm. gönlüm kayıyo ne be? aklım çıktı vardı bi de. kış negzeldi ama diimi? yok ya. öyle miydi? bilemedim. mütemadiyen kafam karışık.
mütemadiyen deyince aklıma bi anım geldi. du hemen anlatıym.
sene 2008, ilk jüri var, dün gibi hatırlarım. böyle paftaları asıyoruz filan. bi cümle kurdum içinde mütemadiyen kelimesi geçen. barış bağırdı "mütemadiyen mütemadiyen diyosun cansu öf" diye. o zaman barış'la doğru dürüst arkadaş bile değildim. ama mesela o gün siyah bi pijamamsı pörsük bişey giyiyodu onu hatırlıyorum. bu kadar çok mütemadiyen dediğimi o ana kadar fark etmemiştim. true story.
a aa yıldırım şeyoldu. şimşek mi ya da? neydi onun adı?
yağmur mu durdu ya?
2010 çok boktan bi sene aslında, fark ettiniz mi? ben ettim. ya da değil mi? bilmiyorum kafamı karıştırıyo biraz. çok hızlı geçiyo çünkü.
neyse, öksürük şurubu kafası geldi. öptüms bays!
şimdi öksürük şurubum, kaldırdığım yerden geri aldığım yorganım, vicks, siozwo ve ben uyumaya gidiyoruz. yağmur böyle negzel ama dimi?
yazı sevdiğime karar veriyorum ve o noktada hava soğuyunca "ay ben en çok sonbaharı seviyorum galiba" diyorum yine oraya kayıyo hemen gönlüm. gönlüm kayıyo ne be? aklım çıktı vardı bi de. kış negzeldi ama diimi? yok ya. öyle miydi? bilemedim. mütemadiyen kafam karışık.
mütemadiyen deyince aklıma bi anım geldi. du hemen anlatıym.
sene 2008, ilk jüri var, dün gibi hatırlarım. böyle paftaları asıyoruz filan. bi cümle kurdum içinde mütemadiyen kelimesi geçen. barış bağırdı "mütemadiyen mütemadiyen diyosun cansu öf" diye. o zaman barış'la doğru dürüst arkadaş bile değildim. ama mesela o gün siyah bi pijamamsı pörsük bişey giyiyodu onu hatırlıyorum. bu kadar çok mütemadiyen dediğimi o ana kadar fark etmemiştim. true story.
a aa yıldırım şeyoldu. şimşek mi ya da? neydi onun adı?
yağmur mu durdu ya?
2010 çok boktan bi sene aslında, fark ettiniz mi? ben ettim. ya da değil mi? bilmiyorum kafamı karıştırıyo biraz. çok hızlı geçiyo çünkü.
neyse, öksürük şurubu kafası geldi. öptüms bays!
çok ani gittim, şaşırdın dimi? şaşırmış gibi yap bari.
bunlar hep
kişiselmeseleler,
tıhaf
4
diamonds
2 Mayıs 2010 Pazar
aktiflik ödüllerinizi dağıtıyorum
3. en aktif ziyaretçim turin'denmiş. italya'dan. aeaaa kim ki o acaba? gerçekten şaşırdım.
2. en aktif ise durham. şaşırmadım.
en aktif ve en birinci ise istanbul'dan. kim acaba, onu da bilemedim ama teşekkürler istanbul. öptüm.
en az aktif ziyaretçim de sofya'danmış. bence güney. güney? güney değilse kim, ona da şaşırırım.
bi de ısparta'dan bir okuyucum varmış. ona da baya şaşırdım. ne tıhaf.
2. en aktif ise durham. şaşırmadım.
en aktif ve en birinci ise istanbul'dan. kim acaba, onu da bilemedim ama teşekkürler istanbul. öptüm.
en az aktif ziyaretçim de sofya'danmış. bence güney. güney? güney değilse kim, ona da şaşırırım.
bi de ısparta'dan bir okuyucum varmış. ona da baya şaşırdım. ne tıhaf.
bunlar hep
tıhaf
9
diamonds
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)