dünya mimarlar günü kutlu olsun lan.
5 Ekim 2010 Salı
bi masaüstü vakası var
'projeye bişey yapcam' dediğim an itibariyle durup durup sigara yakmaya başlıyorum. çok dertli bi durum bence bu. ama her dönem şu fotoğraftan bi tane çekip şuraya koymasam da olmuyo galiba. bi yandan da robi vilyıms söylöör: no regrets they don't work.
bunlar hep
fundamentals of architecture
0
diamonds
4 Ekim 2010 Pazartesi
yeditepe'den özlü sözler bölüm 384
'face arkadaşlarınla gerçek arkadaşlarını ayırmayı bilcekseağn.'
mühendislik fakültesi önü, kalabalık arkadaş grubundan bir erkek kişi, bugün saat 1 suları.
bunlar hep
alıntı
0
diamonds
reklam! yine.
Evde kedim Fırfır’ın ölüsünü bulduğum gibi bu cehennemden çıkma Ağustos gününde kendimi dışarı atıyorum. Sıcaktan nevrim dönmüş.Bir şeyler içmem,serinlemem gerekiyor.Tekel’in birine dalıyorum.İçerde yaşlı bir kadın.Britanya’dan fırlayıp Ataşehir’e gelmiş adeta.
“Hava çok fena di mi evladım”diyor.
“Aynen,teyze”diyorum.”bi ice tea versene?””Şeftalili olsun” diye ekliyorum.
Ice Tea kutusunu uzatıyor.İnceliyorum.”Tamamdır,alıyorum” diyorum.
“Ver şu kutuyu”diye çıkışıyor ters ters.
“Anlayamadım”gerçekten anlayamadım açıklayamıycam bunu.
“Ice Tea’yi almıyacağını ikimiz de gayet iyi biliyoruz”.”buradan doğruca çıkacaksın,dünyayı turlamak için bir tekneye atlicaksın,sonra ıssız bir adaya düşüp,3 sene boyunca her gün bi düğmeye basıp dünyayı kurtarıcaksın.Ve bunları yapmazsan herkes ölücek” diyor kadın.
“Şaka yapıyor olmalısın.”diyorum.
Ardından beni kandırdığını söylüyor ama şu anda dükkanın önünden geçen kadınla beraber olmazsam gerçekten herkesin ölüceğini söylüyor.Bahsettiği kadın sarışın,benden uzun ve iş kıyafetlerinin içinde taş gibi duruyor.
Tabii ki ona inanmıyorum.”Yaşlı bunak”diye söyleniyorum.
“Şurdaki adama bak” diyerek karşıdan karşıya geçen bi adamı gösteriyor ve bir saniye sonra çat.Adam,belediyenin kapatmayı unuttuğu bir rögar deliğine düşüyor.
“Şimdi bana inandın mı?”diyor gizemli teyze.”Tabii ki hayır” diyorum teyzenin gösterdiği kadının peşinden giderken.
Kadının girdiği bara giriyorum ben de.Önce bir içki ısmarlamayı öneriyorum,muhabbetimiz koyulaşınca yemeğe davet ediyorum.O ise içki üstüne kokoreç yemeye bayıldığını söyleyince beraber Koko Musti’ye gitmemizi öneriyorum.
Kokoreçlerimizi yedikten sonra onu evine bırakıyorum,ve beni kahveye davet ediyor.Dünyayı kurtardığım bir gün daha..
Doktor Muharrem bu anlattıklarımı tepki vermeden dinlerken başını aşağı yukarı sallayıp durdu.Sonra yanıma gelerek “Nuri” dedi.”Sana kötü bi haberim var.Aslında bakkaldaki yaşlı teyze gerçek değil.Bak,sen bakkaldayken çekilmiş bir fotoğraf.İçerde kimse yok.”
Gerçekten de bomboş dükkanda gidip dolaptan Ice Tea alırkenki bir fotoğrafım bu.”Ama”diyorum.”O teyze bana Ayşe’yi gösterdi.Teyze gerçek değilse ben nasıl Ayşe’yi fark edip peşinden gidip 1 senedir kimseyle beraber olmadığım halde şak diye onu yatağa attım?”.Doktor Muharrem kafasını sağa sola sallayıp duruyor.”Hayır Nuri” diyor.”Ayşe de senin hayal ürünün.O gerçek değil” diyor.Koko Musti’de tek başıma kokoreç yerken çekilmiş fotoğrafımı sallandırıyor.”Yoo” diyorum.”Bu gerçek değil,fotoşop”.Sağ alttaki tarihi görünce beynimden vuruluyorum.O geceyi gösteriyor.
“Peki” diye başlıyorum ama devamını getirmekte biraz zorlanıcam.”Ayşe gerçek değilse,o gece kimle beraberdim?”
“Sana bunu söylemek zorunda kalmıyacağımı umuyodum”diyor Doktor Muharrem.”Ama hastalığın çok ilerlemiş durumda,o yüzden bunu görmeden bana inanmazsın” diyor.Sıradaki,o gece Ayşe’nin evinde çekilmiş bir fotoğraf.Ama Ayşe yok.Ben ve sevimli kedim Fırfır pek samimi bir şekildeyiz..
İki Dürüm Bir Cenaze, Ufuk Özkul, 06 Mart '10
evet hadi bence şuraya bi yolculuk lazım: http://ufukozkul.blogspot.com
çokseviyorum.
bunlar hep
reklamlaar
0
diamonds
okumuyorum, resimlerine bakıyorum
hayır yani anlamıyorum 'cansu' isminin nesi bu denli zor? ama benden sonra gelen ZERHAN isimli elemanın adını doğru yazsınlar.
şu da bugünün en komik şeyiydi herhalde. öğlen derse gittiğimde barış'tan ''oha bana imza atsana ben depresyondayım'' diye mesaj geldi, ekte de şu fotoğraf vardı:
bi de son olarak dua:
allaaam. sen bana eski sevgilimi yeni sevgilisiyle hiç beklenmedik anlarda üçüncü defa göstertme yaaağrebbim. 2 bana yetti. hem bi defasında bütün gece aynı masada tam karşımda oturdukları için bence o 4 defalık sayılırdı. öte yandan beni eski sevgilime yeni sevgilimle de göstertme yaaağrebbim. sonra kendimi hep çok kötü hissediyorum. amin. bir sonraki duamda görüşürüz.
şu da bugünün en komik şeyiydi herhalde. öğlen derse gittiğimde barış'tan ''oha bana imza atsana ben depresyondayım'' diye mesaj geldi, ekte de şu fotoğraf vardı:
bi de son olarak dua:
allaaam. sen bana eski sevgilimi yeni sevgilisiyle hiç beklenmedik anlarda üçüncü defa göstertme yaaağrebbim. 2 bana yetti. hem bi defasında bütün gece aynı masada tam karşımda oturdukları için bence o 4 defalık sayılırdı. öte yandan beni eski sevgilime yeni sevgilimle de göstertme yaaağrebbim. sonra kendimi hep çok kötü hissediyorum. amin. bir sonraki duamda görüşürüz.
bunlar hep
havadan sudan
0
diamonds
3 Ekim 2010 Pazar
dıt dıt dıı dıt dıt dıdıııı
abrienda'nın blogundan:
Hayatimda ilk defa beyoglunda duz yuruyemedim. Cansu zaten surekli ayakkabimi cikarip duruyordu. Dilara da ceketini dusurmustu onu da tasidim.
GET WASTED dan hoslaniyorduk. Genclik de yasanabilecek guzel anlardan biriydi aslina bakarsan. Hani mtv kliplerinin klise sahnelrindendir ya malum unlu ablamiz arkadaslariyla sarmas dolas sokakta yurumeye calisir.
Adamin biri bizi gosterip bunlar olmus bile dedi. Turkiyede basimiza erkek lazim. Eve kadar birakacak.
Eve kadar arabayla biraksin ki ben o arabada camlar acik cirkin sarhos sesimle ajda pekkan bile soyleyebileyim. Arka koltuk da Cansu da olmali ki bogazici koprusunde kafalarimizi camdan cikarip beraber bagiralim, cakalim, sacmaliyalim.
durup durup gülüyorum dün geceye. araba ve ayakkabı çıkarma kısımlarını hatırlamıyodum, şimdi hatırladım. daha da güldüm. AHAHAHA diye güldüm hatta. o derece.
bunlar hep
ne biliym?
0
diamonds
ÖF.
mağaza görevlisinin deliler gibi baskı yapması ve beni hayattan bezdirmesi sebebiyle hiç beğenmediğim bir şeye 150 liramı vermekten nefret ediyorum.
en iğrenç halimle sigara almaya çıkmışken yıllardır görmediğim liseden bir arkadaşımı görmekten ve 'cansu?!' diye şaşırmasından ve uzun uzun beraber yürüyüp sohbet etmeye çabalamaktan nefret ediyorum.
önceki günden kalan iğrenç baş ağrısından ve bozulan telefonumdan nefret ediyorum.
en iğrenç halimle sigara almaya çıkmışken yıllardır görmediğim liseden bir arkadaşımı görmekten ve 'cansu?!' diye şaşırmasından ve uzun uzun beraber yürüyüp sohbet etmeye çabalamaktan nefret ediyorum.
önceki günden kalan iğrenç baş ağrısından ve bozulan telefonumdan nefret ediyorum.
bunlar hep
atar
0
diamonds
worst hangover EVER. düşün hala ingilizce konuşuyorum.
tüm içtiklerim arasında en çok suçladıklarım hönönö ve sex and the city shot plate. beynim acıyor şu anda.
sabah uyandığımda günlerden ne olduğunu bilmiyordum, o derece. 'dün biz şeyettik.. önceki gün neettik? ne? kimle?' diye düşündüm uzun uzun.
ha bir de, taksim'de en azından civarda bir erkek arkadaş bulunmaksızın girls night out filan yapamayacağımızı anladım. gecenin 2sinde nasıl ortada kalınır, nasıl araç bulunmaz, nasıl adım başı laf yenir onu öğrendim. şu an çok bilgiliyim. 'nerdesin beni al ortada kaldım' diye aradıktan takriben 1 dakika sonra akm'nin önünde arabayla beliren türden bir erkek arkadaş olursa da ne kadar mükemmel hem. (lan eskiden böyle değildi? gayet maksimum 10 kişi dolmuş sırası beklerdim ya da çat diye binerdim 110'a. noldu ya?)
of beynim çok acıyo. kelimeleri 80 kere silip baştan yazıyorum. telefonumda dünyanın en komik fotoğraflarını buldum. 3d max ödevimi allah yapsın. bende 203 tane aspirin içeyim. veronika ölmek istiyor. filmekimine de sen git. biz dvdlerini alıp evde seyredelim.
beynim yok. şu an bence 10 satır saçmalık değil de kitap yazdım. öyle bi yoruldum.
blogumu da halka geri açıym dedim. beklenmedik kişilerden aldığım 'yazıklar olsun niye kapalı o blog' bakışları ve bir adet facebook mesajı bana blogumu halka geri açtırttı.
ama galiba hala biraz sarhoşum.
beöön mökemmmaeöl diyyyiliiğmm! - quote from küçük sırlar bölüm 1
bunlar hep
ne biliym?
4
diamonds
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


