16 Ocak 2010 Cumartesi

ben bunu hep yapıyorum

-kıyafet alışverişine çıkıp bütün mal varlığımı kitaplara yatırıp kös kös eve gelirim (kendimi kontrol edemiyorum bütün cinler tepemde)
-çizim yaparken şarkıyı değiştirmeye kalkıp dikkatimi dağıtmayayım efendim bahanesiyle aynı şarkıları defaatle dinlerim.
-daddy cool'a takriben 3 yıl önce o zamanlar çok yakın olduğum birisiyle ataşehir'den kadıköy'e yaptığımız minibüs yolculuğu esnasında kafamızda çektiğimiz zamanın yakın dostları ile dolu klibi ne zaman daddy cool dinlesem hatırlıyor ve durmaksızın gülüyorum. çok komikti ama hatırlamasam iyi olabilirdi.
-içeceğimi benden önce birisi içmeye teşebbüs eder yahut içerse çok sinirleniyor ve üzülüyorum. asla içesim gelmiyor o noktadan sonra.
-saçımın şeklini 2 aydan fazla aynı kullanamam. küçük de olsa değişiklikler yapmazsam çok üzülüyorum.
-vaktiyle benim ya da etrafımdakilerin telefon melodisi olarak kullandığı şarkıları ne zaman dinlesem sıkıntılar basar. telefon çalıyormuş da kimse açmıyormuş gibi hissederim, hemen şarkıyı değiştiririm.
-shuffle'ın bana işaretler gönderen bir tanrı türü olduğuna inanmaktan vazgeçemeyen insanım.
-söylemek istediğim şeyleri söyleyip söylememeye sessizliğin süresine göre karar veririm.(misal, ara sessizlikler 10 saniye sürerse söylüyorum ya da 5 saniye sürerse söylemekten vazgeçiyorum.)
-birisi bir şey yapmamı rica ederse kesinlikle yapamam. (bu durum günden güne daha üzücü bir hal alıyor.)
-yeni alıp da izlemediğim bir dvdyi hiç çekinmeden ödünç verebilirim lakin yeni alıp da okumadığım bir kitap benden ödünç istendiği takdirde sinir krizinin eşiğinde bir kadına dönüşürüm.
-bir öncekine bağlı bir madde olarak; benden ödünç alınan şey bana geri dönmez ise ödünç alıcıyı kafamda sonsuza dek hayırsız, vefasız, sorumsuz gibi tuhaf şekillerde etiketlendiririm.
-elimin altında bir yerlerde saat yok ise çıldırırım.
-sonbahar ile beraber 20şer günlük periyotlarla çok mesut ve çok mutsuz olma döngüsüne girerim. aralık itibariyle her şey hep çok güzel olur.
-bütün yıl boyunca "yazın buradayım asla tatile gitmeyeceğim, yeter artık" der, haziranın ortasında "ben tatile çıkıyorum istanbul baydı" deyip kendimi hayattan soyutlamak suretiyle aniden tatile gitme gafletine düşerim ve eylüle kadar istanbul'a dönemem.
-evden çıkarken unutmamam gereken bir şey varsa mutlaka unuturum.
-geç kalmamam gereken bir yer varsa mutlaka başıma bir şey gelir ve ben geç kalırım.
-unutmam gereken bir şey varsa asla unutamam. (çık git kafamdan)
-belli aralıklarla "artık bu kadar çok konuşan bi insan olmasam ne iyi olur" deyip susan insan olma kararı alırım, lakin ertesi sabah unuturum.
-takıntılı olmadığıma dair uzun konuşmalar yaparım ama dünyadaki en takıntılı insanımdır.
-önemli olan görüntü değil desem de aslabeğenmeyenbirazbeğensebiletambeğenmeyen insan türüyüm. (sen kimsin ki deseler diyecek tek bir lafım yok, haklılar)
-uzun süreler boyu bir şeyi düşünmeye kitlenmişsem tüm hakları ve kurgusu bana ait olan yeni bir gerçekliğe kapılıp gidebilirim. çok yanlış. kınıyorum.
-vaktiyle kınadığım ya da kızdığım bir şey var ise gün gelir ben onu yaparım.
-bunların listesini yapmanın bana faydası nedir asla bilmesem de düzenli aralıklarla kendimle ilgili listeler çıkarıp okurum. "iyiymiş, kısmet" derim, sonra unuturum.
-ben bağlanan insan değilim gibi bir konseptte yaşadığıma inanıp bağlı ve mutlu bir insan halinde hayatıma devam ederim. (artık asla giymediğim bir kazağı bile bağlılık yemini etmiş gibi dolabımda saklıyorum, evet.)
-kendimle ilgili kararlar veriyorsam sonu hep hüsran olur.
-bu maddeleme sürecinin asla bitmeyeceğini ve hepsinin saçmasalak olduğunu bildiğim halde kesinlikle duramam.
- ..derken belki de dururum. zira benim ne zaman ne yapacağım belli olmaz.

not: hayatımda hiç bu kadar çok "ben" dememiştim. iyiymiş. yarına unutmamak için de buraya yazdım hem. bence mantıklı.

2 yorum:

abrienda dedi ki...

"bütün yıl boyunca "yazın buradayım asla tatile gitmeyeceğim, yeter artık" der, haziranın ortasında "ben tatile çıkıyorum istanbul baydı" deyip kendimi hayattan soyutlamak suretiyle aniden tatile gitme gafletine düşerim ve eylüle kadar istanbul'a dönemem."
evet evet sonra ben de o sureci yolda gordugum tum arkadaslarina abi cansu nerde demekle geciriyorum o yuzden bu sene adam ol haziranda cik ben temmuzda geliyorum da

Cansu dedi ki...

olm temmuzda geliyosan niye haziranda çıkıym yine görüşemeyiz de ben zaten yaz okuluna kalcam ağustosa kadar istanbulluyum

Web Analytics Real Time Web Analytics