8 Şubat 2011 Salı

git. bi git.

beni şuraya bırak, git. 























bugün okulda gördüğüm en tanıdık şey, kıçımın asla sığmadığı tek tahtası kopuk banktı. bir diğer favorim, hep yamuk duran, tek ayağı kırık bankın kırık ayağının altına kocaman taş koyup düz hale getirdikleri için ise çok sinirlendim. 

çamlıkta hayalet olmak karşılığında vazgeçebileceğim şeyleri listeledim boş boş. çok uzun oldu liste. oturup ağladım. 1 buçuk saniye falan ağlamışımdır. sonra bir arkadaşım aradı, açmayacaktım ama açtım, ne bileyim açtım işte. "sesin kötü geliyo" dedi. "kadıköy anadolu'dayım" dedim. "canın mı sıkkın senin" dedi, "evet" dedim. "anlatmak ister misin" dedi. "hayır, şu an çok huzurluyum" dedim. "insanlar gezgin, cansu" dedi. "açıkla" dedim. açıkladı. kabul ettim.

tam da lisemin çıkış saatinde, kapıdan çıkarken, ahmet abi durdurdu. "ben seni niye tanımadım" dedi, "ben herkesi tanıyorum" dedi. "saçlarım hep uzundu, şimdi böyle kısa ya, belki ondan" dedim. "yok yok ben herkesi gözünden tanıyorum zaten, seni tanımadım, niye ki" dedi. "bilmiyorum." dedim.


2 yorum:

Quixotic dedi ki...

bir sessizlik oldu, hayırdır?

Cansu dedi ki...

susasım geldi :)

Web Analytics Real Time Web Analytics