16 Şubat 2011 Çarşamba

hayat sürprizlerle dolu

- yıllardır ''sigara içicem'' cümlesinden bile çok defa ''yeşil çay mı içsek'' dediğimi bugün öğrendim. her şey kantinde yeşil çayı alıp 1 lirayı verme hızımın ve bu esnada kendimden ne denli emin olduğumun analiz edilmesiyle başladı. çok utandım ve bir sonraki turda adaçayı aldım. adaçayının dibi temizlik malzemesi kokuyordu, ortalıkta kimse yokken tekrar gidip yeşil çay aldım.

- facebookta ilişki durumumu ''in a relationship'' olarak değiştirdiğimde tez zamanda 9 kişi beğendi, okuldaki bütün ama büttttün kızlar ise hayatımda daha önce görmediğim kadar sempatik bir ifadeyle selam verip durdular. erkekler ise bol bol sarılmayı, ne bileyim kollarını omzuma atmayı falan seçtiler. ''nasılsa artık resmi olarak bacımsın senden çekinmem kanka'' gibi sanırım. hepsi de bunca zamandır sevgilimin varlığından haberdar olan insanlardı. facebook'un bu denli önemli olabilmesini gizemli buldum.

- söz konusu köpekler ise, içimden ömrü hayatımda haberim olmayan bir yılışık kız çıkıverdiğini bugün kendi gözlerimle gördüm. herhangi bir insanı o şekilde sevsem, yemin ediyorum kendini oracıkta keser.

- çikolatayı hüzünlü, muzu neşeli buluyorum. toplum içerisinde elimde muz ile gezmem saçma olmasa, vallahi de zırt pırt muz tüketirim. bunu bugün fark ettim, ben bile şaşırdım.

- cebimde 10 lira para da olsa, 300 lira para da olsa ''ne alsam ki, allam alcak hiç aldığıma değcek bişi yok galiba yae'' diye hindi gibi düşünüyorum. sonra bir gün ansızın, pat diye gereksiz fiyatta ve gereksiz fonksiyonda bir şey satın alıyorum. ne anladım ben bu işten.

- jüriye her türlü pişkin pişkin çıkarım da, başka bi konuda kalkıp da 3 dakikalık sunumu yapamam. panik ataklar gelir, yıpranırım. bu gerçeği, başımı önüme eğip kabul ediverdim.

- uğursuz olduğuna canı gönülden inandığım otobüsler ve alışveriş merkezleri mevcut. misal 500a, 21b. misal tepe nautilus. bir de hayatın içindeki 13 sayılarına karşı hiçbir antipatim olmamasına rağmen, sinemada ne zaman 13 numaralı bir koltuğa otursam başıma iğrenç ötesi bir şey geldi. bunlar hep kanıtlanmış gerçekler. ya bak cidden.

- pazartesi günü itibariyle, nazımkahraman'ın dünya üzerindeki en güzel yemek yapan erkek olduğu artık resmi kayıtlara geçmiştir diye düşünüyorum. benim kafamda geçti en azından. o bir tabak yemeği pamuklara sarıp sarmalayasım geldi. yemek yaparken büründüğü muhteşem konsantrasyon halini vallahi başka hiçbir anda, başka kimselerde görmedim. hayranlıkla dolup taşıyorum.

- temmuz ayında çok isteyerek ve muazzam olduğuna inanarak aldığım bir filmi bugüne kadar bir türlü izleyesim gelememişti. şimdi çılgıncasına içimden geldi. kendimi hazır hissettim adeta. bu durumun çok mistik olduğuna inanıp, bazı şeyleri üzerime alınıp, ''allam bu bi işaret'' deyip duracağımdan ürker gibiyim ama olsun.

Hiç yorum yok:

Web Analytics Real Time Web Analytics