29 Nisan 2010 Perşembe

jürin var dediler, kız vermediler

jüriden 2 hafta öncesine dair bir takım flashbackler silsilesi.

23 Nisan, Cuma

o gün projeyi bir sonraki haftaya kadar tamamen bitirip bir kenara atacağıma, sonra da sadece maket olsun model olsun böyle şeylerle uğraşacağıma inanıyordum. ama gerçekten inanıyordum. saf ve neşeliydim. eminönü'ne gittim, güzel güzel mimari alışverişimi yaptım. o gün oyalanmadan eve dönecektim. benimle 23 nisanı kutlayarak alışveriş yapan arkadaşlarımı eminönü'nde eskiz yaparlarken terk ettim. "eve gitmeliyim, bugün 7de evde olup çizim yapacağım" dedim. gerçekten de 6 civarında vapura binmek suretiyle avrupa'dan ayrıldım. kadıköy'e geldiğimde, "hazır yakınken mika biletimi alayım, 1 hafta dışarı çıkmam ben çalışcam ben" dedim. biletix'e geldim, fakat o da ne... gişede sorun vardı. bir süre bekleyip süründükten sonra tüm şevkim kaçmış bir şekilde eve geldim. yareppim nası uykum var nası uykum var. dedim ki "bugün cuma, rahat rahat uyumalı ve yarın erkenden kalkıp başlamalıyım". uyudum da cidden. 12 civarında. 1 şişe kadar şarap içtikten sonra.

24 Nisan, Cumartesi

uyandım. 13.30 civarında. arkadaşlarımla buluşacaktım, aklımdan çıkmış. nereye çizim yapıyorum? zaten 13.30'da buluşacaktım. geç kaldım. sorun değil, akşam çizerim.
duşa girdim. elimde sigara ile alelacele yemek yedim. çünkü önceki gün param bitti. arkadaşlarımın yanına gittim. saat 14.30 civarında.
oturduk, içtik, güldük. saat 6'yı geçmiş, almış başını gidiyorken acıktık. yemek de yiyelim dedik. yemeğe gittik. o esnada "aman tanrım neden hep beraber sabahlamıyoruz ki?!" dedik.
geceyi 3 kişi 1 odada geçirdik. biraz çizdim sahiden. ama projeye dair bir şey yapamadım, cad ödevim vardı. biraz çizip bıraktım. projeye daha var nasılsa çok mühim değil.
gece herkes uyuduktan sonra çizebilirdim.
ama kimse uyumadı, saat 05.00 sularına kadar.
sonra uykum geldi, uyumasam kafam çalışmaz ki. çizemem. kemal'le ezandan korktuğumuzu hatırlıyorum. sonra biz de uyuduk.

25 Nisan, Pazar

dilara beni 11.00 gibi uyandırdı. kendimi bilmez bir şekilde dolandım ortalıkta. kafam durmuştu. kahvaltı edelim dedik. sıcak ekmekler, türlü çeşit peynirler havalarda uçuşuyordu adeta. ne güzeldi. bir demlik çay içtik belki de. bilmiyorum.
sonra bir noktada dağıldık. yatağıma sinip uyudum bol bol. uyumazsam kafam çalışmaz, kaç kere söylicem? tasarım ciddi kurumların işidir.
gece 00.00 civarında vicdan azabı ile uyandım ve çizeyim dedim. çizdim de gerçekten. ama cad ödevini.
sonra 03.00 gibi çok çılgın bir uyku haline girdim. 10 dakika sonraya alarmı kurup power nap yapmaya karar verdim. 10 dakika sonra alarm çaldığında telefonu elime aldım ve mal mal baktım. "erteleme" ve "tmm" yazıyordu. "telefonumu kim fransızca yaptı lan?!?" diye bir süre atarlanıp kilitlendikten sonra, "kafam durmuş benim ben uyusam iyi iyi" dedim. uyudum.

26 Nisan, Pazartesi

cad dersine gittim ama ödev teslimi ertelendi. aptal gibi olduğum için kızmaya fırsat bulamadım. ama projeye bir şey yapmadığım için derse girmeyip eve gittim. evde çizebilirim çünkü. ama önceki gece canım delicesine bira çektiği için eve gelirken bira ve cips aldım. öğleden sonramı friends izleyip bira ve cips tüketerek geçirdim. bir noktada uyuyakalmışım, fark edemedim. sonra 21.30 gibi uyandım, televizyonda çok enteresan bir şey vardı. biraz izleyeyim de uykum açılsın diye düşünerek televizyona bakakaldım. orada sızmışım.

27 Nisan, Salı

dersim yok ki bugün. uyudum. bi iki bişey çizebilirim artık. ama proje bitmez şaka mısın ne bitmesi. ama bişeyler otursun bari. perşembe gösterecek bir şeyler çıkartma derdindeyim artık. ama önce kuaföre gittim. 1 saat sonra eve döndüm. çizicem ama masa çok dağınık, önce odamı dünyanın en düzenli yeri haline getirmem lazım. bir süre bununla uğraştım. sonra oturup çizmeye başladım. ilk eskizden sonra sebebini anlayamadığım bir şekilde bunalıma girdim. "çok yalnızım alleaaaam yaa" dedim kendi kendime. birkaç saat sonra yalnız olmadığıma karar verdim ve bunalımdan çıktım ama artık çok geçti, uykum geldi....

28 Nisan, Çarşamba

şehir planlama dersinde grup çalışmamız var. ona odaklanmam lazım. eve gelince de çizicem.
eve geldiğimde hiç aşkı memnu izlemediğim için çok üzüldüm ve oturup baştan izleyeyim dedim. hem yaşam tarzımı değiştirirsem ilham gelebilir? kefir içip aşkı memnu izledim. bir noktadan sonra bölümler açılmadı ama, çok kızdım. açtım önüme planları. rampa sorununu hala çözemediğim için kendime çok kızdım. sonra da şey oldu... eöö.. bu yazıyı yazdım oturup. ama saat daha 01.10 gibi bişey, çizerim bence. yarın dersim 2de aslında... uyuyup sabah mı baksam? çok uykum geldi ya.
uyusam mı ya?
uyiim mı biraz ben?
uyusam?
10 dakika filan?

3 yorum:

Moriçe! dedi ki...

ger-çek-ten?
ps: mademimha edeceksin,niçin yazıyorsun?
ps2: yalnızlık bunalımına dolaylı katkıda bulunduğum için özrümü kabul et. ayrıca ödevi erteleme konusunda çaktırmadan gaz vermişim,şimdi fark ettim. naptın ki acebe?

Cansu dedi ki...

"insan aç değilse bile sofranın hatrına otur" tadında bir yorum olmuş. evet. ben aşkı memnu izlicem. yeni bölüm.

Moriçe! dedi ki...

ben de gilmore girls'e sarmıştım. o da güzeldir.

Web Analytics Real Time Web Analytics