14 Nisan 2010 Çarşamba

festival güncesi #4

bu yazıyı yazmak için fazla yorgunum.
bascam fragmanı geçicem arkadaşım kusura bakma. zaten bence dediklerim sana pek bişey katmıyodur, bikaç gündür yorgunluktan saçmaladığımın ben de farkındayım.
napiym, hayatım tropik meyve tabağına bile benzetildi geçenlerde. iyiyim iyi.
filmlere dair söylemeden edemeyeceğim iki şey var:
sevgili ming-liang tsai, tamam surat'ı iyi düşünmüşsün aferin ama "fritz lang kim, metropolis ne" dediğin andaki atarımı uzun zamandır yaşamamıştım. nasıl biliyosan öyle ol, daha da bişey demem sana.
izlediğim filmlerin erotizmden gitgide pornoya kaydığını fark etmedim değil, yakında ya aseksüel olucam ya da çok ruh hastası bi insan olucam. bilemedim. yarın lezbiyen vampirler'e gidiyorum, ondan sonra belli olur bence.
en konuşulası gün bugündü ama, en konuşulası gün olduğu için beni çok yordu. 3 film 2 kitap. çekiştiricem bunları, not ettim. fragmanlarla başbaşasın şimdilik.

1) Çağrı - The Calling



2) Köpek Dişi - Dogtooth



3) Surat - Visage

Hiç yorum yok:

Web Analytics Real Time Web Analytics