16 Nisan 2010 Cuma

çocuk.

az önce barış'la konuşurken söylediklerimin çılgınlığını şu anda iyice fark ettim. ondan bahsedicem. (beybipap naeber okuyo musun?!)


böyle bişey anlattım: "ben dün aşık oldum. çok güzeldi." sanki yemek yedim de çok beğendim gibi salak bi cümle.

işin özünde dün çok tatlı bir insanla çok tatlı bir tesadüf sonucu tanıştım. olay bundan ibaret. nedense kitapla yakından ilgili olan insanların ilgi alanına giriyorum. dün oturup düşündüm hesapladım vs derken buna karar verdim. o da çok tatlıydı. şimdi anlatmayacağım oturup tüm olan biteni ama, tatlıydı. üstelik küçük bir film oyunu gibi ismi. umut. hani ben işaretleri çok severim ya, böyle küçük oyunları da çok seviyorum işte. bir anda her şey hikayeleşiyor çünkü kafamda.


uzun zaman sonra marx ilgim ve foucault aşkım geri geldi. her şeyin tek sebebi de bu mesela. ve bir %50 indirim yazısı. ve bir arkadaşımın bir şakası. sürrealizm.

tanıştıktan sonra eve geldiğimde anneme anlattım hemen. normalde yapmam ama bu defa yaptım işte. ve öğrendim ki annem de abim de umut'u tanıyor ve çok seviyorlarmış. beraber oturup çay kahve tüketimi bile yapmışlar. zaten amcamı da tanıyormuş. çok çılgın geldi bana bu. bir anda çok tuhaf hissettim. çünkü ne alaka dimi?


dün doktorda canım acımasın diye umut'un yüzünü gözümün önüne getirmeye çalıştım mütemadiyen. sonra aniden canım çok acıdı. bir daha yüzü gözümün önüne gelmedi. tanımadığım birini bu kadar düşünmem de çok garip ve çok eğlenceli.

küçük şeyler beni en çok sevindiren şeyler. sürekli aklıma gelip tekrar tekrar gülümsetiyorlar.

bugün filme gitmedik. çeşitli sebeplerden dolayı.

acaba şimdi, şu anda kalkıp gitsem mi yanına?

bilemedim.

bence burada oturmaya devam edip çizim yapmalı ve arada hatırlayıp gülümsemeliyim. bazen böylesi daha eğlenceli oluyor. karmaşadan en uzak hali. kendimi lisede gibi hissediyorum. :)

Hiç yorum yok:

Web Analytics Real Time Web Analytics